Eylül ayının gelmesiyle birlikte milyonlarca öğrenci için yeni eğitim-öğretim yılı heyecanı doruğa ulaştı. Özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfa başlayacak minikler için uyum süreci hız kazanırken, uzmanlar ebeveynlere çocuklarının yaşadığı duygusal süreçleri yönetmeleri konusunda kritik tavsiyelerde bulundu.
Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Oya Mortan Sevi, okula başlamanın sadece akademik bir süreç değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerin ve yeni rutinlerin başlangıcı olduğunu hatırlattı. Çocukların bu dönemde bir miktar kaygı duymasının son derece doğal olduğunu belirten Sevi, ebeveynlerin temel görevinin bu kaygıyı tamamen silmek değil, çocuğun bu duyguyla başa çıkabilmesine rehberlik etmek olduğunu vurguladı.
Çocuğun kendi çözüm yollarını bulmasına izin verin
Ebeveynlerin çocuklarının yerine tüm engelleri kaldırma çabasının, onların dayanıklılık becerilerini zayıflattığını belirten Doç. Dr. Sevi, "Çocuğa 'Zorlanabilirsin ama bununla baş edebilirsin' mesajını vermek, stresle mücadele kapasitesini artırır. Anne ve babalar, çocuklarının karşılaştığı sorunları hemen çözmek yerine, onların yanında durarak kendi çözüm yollarını geliştirmelerine fırsat tanımalıdır" ifadelerini kullandı.
Okula dair geliştirilen olumsuz düşüncelerin kaygıyı tetiklediğini belirten uzman isim, "Arkadaş bulamama veya başarısız olma korkusu yaşayan çocuğa 'Saçmalama, öyle şey olmaz' demek yerine, önce ne hissettiğini anlamaya çalışmak gerekir. Ardından daha gerçekçi ve baş edilebilir alternatif senaryolar üzerinde konuşulmalıdır" dedi.
Güvenli bir liman inşa etmek
Bağlanma kuramına göre ebeveynin çocuk için bir "güvenli üs" olması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Sevi, okul kapısındaki vedalaşma anlarına da dikkat çekti. Vedalaşmanın gereğinden fazla uzatılmasının veya ebeveynin kendi kaygısını çocuğa yansıtmasının, okulun tehlikeli bir yer olduğu algısını pekiştirebileceği uyarısında bulundu.
Okul döneminde evdeki iletişimin önemine de değinen Sevi, "Çocuğunuz okuldan geldiğinde ilk sorunuz 'Ödevin var mı?' olmasın. Önce onunla bağ kurun, gününün nasıl geçtiğini ve neler hissettiğini anlamaya çalışın. Akademik başarıyı, çocuğun duygusal sağlığının önüne koymayın" diyerek sözlerini noktaladı.