Küresel ısınmanın su kaynakları üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kaynakların verimli kullanımı konusunda somut adımlar atmaya devam ediyor. Şehrin su varlığını korumak adına başlatılan gri su geri kazanım çalışmaları, günlük hayatta atık olarak görülen suların yeniden işlenerek sisteme dahil edilmesini sağlıyor.
İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından kurulan özel bir ekip, kentin farklı noktalarında geri kazanım potansiyeli taşıyan alanları tespit ederek projeleri hayata geçiriyor. Bu kapsamda, Karşıyaka’da bulunan ve yoğun ilgi gören Yasemin Kafe, pilot uygulama merkezlerinden biri haline getirildi.

Sosyal tesislerde su dönüşümü
Yasemin Kafe’de kurulumu tamamlanmak üzere olan sistem, kafedeki el yıkama ünitelerinden gelen suları 10 tonluk özel depolama tanklarında biriktirecek. İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, arıtma sürecinden geçen bu suların peyzaj sulama ve sert zemin temizliği gibi alanlarda değerlendirileceğini belirtti. Böylece, tesisin günlük operasyonlarında kullanılan şebeke suyu miktarında ciddi bir düşüş hedefleniyor.

Otobüs yıkamada şebeke suyu dönemi kapandı
Belediyenin su tasarrufu vizyonunun bir diğer ayağı ise ESHOT bünyesinde yürütülüyor. Temmuz 2026 itibarıyla devreye alınan proje sayesinde, personelin kullanımından kaynaklanan gri sular, Membran Biyoredaktör (MBR) sistemiyle yüksek standartlarda arıtılıyor. Araçların dış temizliğinde kullanılan bu geri kazanılmış su, şebeke suyu kullanımını tamamen ortadan kaldırıyor. Yıllık 3 bin tonluk tasarruf öngören bu uygulama, toplu taşıma filosunun temizlik süreçlerini çevreci bir boyuta taşıyor.
Gelecek dönemde Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni binası ve Buca Sosyal Yaşam Kampüsü gibi büyük ölçekli tesislerde de benzer sistemlerin kurulumu planlanıyor. İzmir, bu projelerle atık suyu bir yük olmaktan çıkarıp, şehrin sürdürülebilir su yönetimi için değerli bir kaynağa dönüştürmeyi hedefliyor.