Ege Kent Konseyleri Birliği ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının da bulunduğu altyapıların özelleştirilmesine yönelik adımları halkın vergileriyle yapılan yatırımların sermayeye devri olarak nitelendirdi. Mumcu, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirterek hukuki ve demokratik mücadele başlatacaklarını duyurdu.
Mumcu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İzmir’in ve ülkemizin ortak varlıklarına, halkın vergileriyle inşa edilmiş can damarlarımıza göz diken bir anlayışa karşı tek ses olmak durumundayız. Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile aralarında kentimizin en kritik ulaşım ağları olan İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının da bulunduğu çok sayıda otoyol ve köprünün özelleştirilmesinin yeniden gündeme geldiğini büyük bir endişe ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz.”
Vergilerle yapılan yolların ticari meta haline getirilmesi reddediliyor
Açıklamada, söz konusu yolların özel şirketlerin eseri olmadığı, tamamen halkın ödediği vergilerle inşa edildiği vurgulandı. Hamit Mumcu, kamunun parasıyla yapılan yatırımların dar bir sermaye grubuna kar kapısı olarak sunulmasını eleştirerek sürecin şeffaf olmadığını ima etti.
Mumcu açıklamasında şunları kaydetti:
“Ülkenin de, İzmir’in de yolları ve köprüleri kamunundur, hepimizindir, satılık değildir! Bu Yollar İzmirlinin Alın Teridir, Sermayeye Devredilemez! Bugün özelleştirilmek istenen otoyollar, birilerinin lütfu veya özel şirketlerin eseri değildir. Bu yollar, İzmir halkının ve bu ülkenin onurlu vatandaşlarının ödediği vergilerle inşa edilmiştir. Kamunun parasıyla, yani doğrudan halkın cebinden çıkan kaynaklarla yapılan yatırımların, dar bir sermaye grubuna kar kapısı olarak altın tepside sunulması kabul edilemez. Halkın vergileriyle yükselen bu devasa altyapı projeleri, yine halkın elinden alınarak birer ticari meta haline getirilemez!”
Çift sömürü düzenine son çağrısı
Hem yapım aşamasında vergi ödendiği hem de kullanım sırasında geçiş ücreti tahsil edildiği belirtilen açıklamada, bu durumun akılalmaz bir sömürü düzeni olduğu ifade edildi. Vatandaşların her gün kullandığı bu yolların özel şirketlerin kar hırsına kurban edilmemesi gerektiği savunuldu.
Hamit Mumcu, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Hem Vergi Ödüyoruz Hem Geçiş Ücreti, Bu Soyguna Son Verilmelidir! Ortada akılalmaz bir sömürü düzeni vardır. Bizler bu yollar yapılırken vergilerimizi peşinen ödedik. Yetmedi, bu yolları her kullandığında zaten geçiş ücretlerini ödüyoruz. Bizler hem yapımında hem de kullanımında bedel ödediğimiz İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının, şimdi de özel şirketlerin kar hırsına meze edilmesini tümüyle reddediyoruz! Çiftçimizin ürettiği malı pazara indirdiği, esnafımızın, işçimizin, turistimizin, öğrencimizin, çalışanımızın her gün kullandığı bu yollar, birilerinin zenginleşme aracı yapılamaz.”
Açıklamanın devamında ulaşımın anayasal bir hak olduğu hatırlatılarak, özelleştirme sürecinin fiyat artışlarına ve denetimsizliğe yol açacağı uyarısında bulunuldu. Gelecek nesillerin hakkı olan bu stratejik varlıkların korunması için toplumsal mücadelenin süreceği belirtildi.
Mumcu, yetkililere ve kamuoyuna seslenerek şunları söyledi:
“Ulaşım Anayasal Bir Haktır, Özelleştirilemez! Ulaşım, devletin vatandaşına sağlamak zorunda olduğu en temel, anayasal haklardan biridir. Köprüleri ve otoyolları özelleştirmek; fiyatların daha da fahiş hale gelmesine, denetimsizliğe ve halkın cezalandırılmasına yol açacaktır. İzmir’in bu stratejik varlıkları, sadece bugün yaşayanların değil, gelecek nesillerimizin de hakkıdır. Buradan yetkililere ve kamuoyuna açıkça sesleniyoruz: Halkın vergileriyle yapılan yolları satamazsınız! Geçiş ücretleriyle halkı sömüren bu sistemi daha da derinleştiremezsiniz! Bizler, İzmir’in meydanlarından, sokaklarından ve yollarından yükselen bu haklı çığlığı büyüteceğiz. Kamusal alanlarımızın, otoyollarımızın ve köprülerinin peşkeş çekilmesine karşı hukuki, demokratik ve toplumsal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Otobanlar ve köprüler halkındır, halkın kalacaktır! Özelleştirmeye hayır!”