Kampüsten Fısıltılar (Bitmedi, bitmez...)
Şaşı Bakış

Şaşı Bakış

Bir İzmir Fenomeni

Kampüsten Fısıltılar (Bitmedi, bitmez...)

Türkiye’ de ve İzmir’de gündem bu kadar yoğunken gidip gelip Ege Üniversitesi’ne gözümüz takılıyor. Popülaritesini (!) sonuna kadar kullanan Rektör Budak’ ın sıradışı uygulamalarının da dikkatimizi çekmekteki payını inkar edemeyiz.

Meyve veren ağacı taşlayıp zeytin veren ağacın altına asfalt dökülmesiyle devam eden uygulamaların bundan sonraki hedefini kestiremiyoruz. Öyle ki, “Üniversite Hastanesi’ni yıkıp yerine terasında havuz olan gökdelenler dikelim.” deseler şaşırmayacağız. Ne de olsa burası şehrin en değerli arazilerinden biri olarak yavaş yavaş göze batmaya başladı. Zamanında AVM için arsa veren yöneticiler nasıl bugün mutlu mesut yaşıyorsa bu araziyi ranta açacak yöneticiler de aynı mutlu ve huzurlu emekliliği hak edecektir.

Bu yazılanları gözünüzde daha iyi canlandırmak için birkaç saatinizi ayırıp Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin bahçesinde biraz yürüyün. Tabi yürüyebilirseniz. Ana kapıdan içeri girip de polikliniklere yöneldiğiniz anda önünüzde kantinlerin masa ve sandalyelerinden oluşmuş barikatlarla karşılaşıyorsunuz. Hastaysanız ve bir taraflarınızı incitmeden ATM’lerin yanındaki kantinin aşarsanız yarı yarıya iyileştiniz demektir.

Kendinizi hastaneye bir an önce atmak isterken karşınıza mahkeme duvarı (!) gibi dikilen bu kantin masalarını görünce gözünüz ister istemez hakim- savcı da aramaya başlıyor. Sonra kafanızı kaldırıp “Poliklinikler” yazısını görünce toparlanıp yolunuza devam ediyorsunuz. Hangi ihale yöntemiyle kimlerin işletmesini aldığını merak etmedik desek yalan olur. Sayıştay’ın bu kantin ihale edilmeden önce hazırladığı raporunda yaptığı uyarılar mutlaka söz konusu ihale sürecinde düşünülmüştür (!) diyerek kantin ve kantinler konusunu şimdilik bir kenara bırakalım.

Zeytinliğe asfalt döküp otopark olarak işletmeye verilmesini de aynı şekilde bir kenara koyacağız. Ama tam ağaç, yeşillik, ziraatçı gibi  konuları kapatacakken bu sefer de Rektörlük bahçesindeki ağaçların “güvenlik” gerekçesiyle kesildiğini görüyoruz. “Pes artık”… Yıllardır güvenlik sorunu olmamış bir kurumda ne diye böyle bir ihtiyaç ortaya çıkar ki? Ve neden onca yöntem varken bu ağaçlara, asmalara kıyılır?

Bir kez daha asırlık kampüse şaşı baktık şaşırdık. Neyse ki billboardlarda yeni gelen öğrencileri gülen yüzüyle karşılayan Rektör Hocamızın sempatikliği bütün bu sorunları bir çırpıda unutturuyor.

2018-2019 eğitim ve öğretim yılı hepimize hayırlı uğurlu olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar