**
Tarihte ilk kez parayı basıp kullanan Lidya Krallığı'nın başkenti Sardes Antik Kenti, bugüne kadar çözülememiş bir mimari sırrı daha gün yüzüne çıkardı. Manisa'nın Salihli ilçesindeki antik kentte bulunan ve günümüze ulaşan yüksekliği 12, genişliği ise 20 metreyi bulan görkemli sur duvarı, Mezopotamya'nın yıkılan süper gücü Asurlulara işaret ediyor. Araştırmacılar, M.Ö. 600'lü yıllarda inşa edilen bu devasa yapının, dönemin Anadolu'sunda bilinmeyen bir teknoloji olan pişmiş tuğla kullanılarak yapılmasını, bölgeye göç eden Asurlu mühendis ve ustaların varlığına bağlıyor.

Çöken İmparatorluğun Ustaları Lidya'ya Sığındı
Uzun yıllardır arkeoloji dünyasında merak konusu olan bu denli büyük bir savunma duvarının inşa edilme nedeni, yapının tarihlendirilmesiyle netlik kazanmaya başladı. Duvarın inşa tarihi olan M.Ö. 600'lü yıllar, Asur İmparatorluğu'nun İskitler, Medler ve Babillerin saldırıları sonucu yıkıldığı döneme denk geliyor. Tarih sahnesinden silinen imparatorluğun hayatta kalan ustalarının, dönemin güçlü krallıklarından biri olan Lidya'ya sığındığı tahmin ediliyor. Dünya imparatorluğu olma vizyonu taşıyan Lidyalıların da bu deneyimli ustaları himayesine alarak onların ileri inşaat tekniklerinden faydalandığı belirtiliyor.
Anadolu'da Tek Örnek: Pişmiş Tuğla ve Kerpiç
Bu iddiayı destekleyen en somut kanıt, sur duvarının mimari dokusunda gizli. Yapılan kazı ve incelemelerde, duvarın inşasında kerpiçle birlikte pişmiş tuğla kullanıldığı tespit edildi. M.Ö. 600'lü yıllarda Anadolu'da ve Yunanistan'da bu teknolojinin hiçbir yapıda kullanılmadığı biliniyor. Sadece Mezopotamya'ya, özellikle de Asur kentlerine özgü olan bu tekniğin, Anadolu'da yalnızca Sardes'teki bu surda görülmesi, "Kayıp Asurlular" olarak adlandırılan topluluğun Lidya'daki izlerini adeta belgeliyor.

2500 Yıllık Miras İçin Klonlama Yöntemi
Perslerin M.Ö. 547'de Lidya Krallığı'nı yıkmasına rağmen ayakta kalmayı başaran bu eşsiz yapı, şimdi doğa koşullarına karşı korunmaya çalışılıyor. Açık havada yağmur ve rüzgar nedeniyle yavaş yavaş eriyen duvar için özel bir koruma projesi hayata geçirildi. Proje kapsamında duvarın milimetrik ölçüleri çıkarılarak, binlerce yıllık kerpiç ve tuğlaların birebir kopyaları laboratuvar ortamında üretildi. Orijinal yapının üzerine hava almasını sağlayan koruyucu bir bandaj uygulandıktan sonra, kopya tuğlalarla duvarın önüne yeni bir yüzey örüldü. Bu yenilikçi yöntem sayesinde ziyaretçiler duvarın orijinal görünümünü korurken, 2500 yıllık gerçek miras da yeni katmanın arkasında güvende tutuluyor.
Kazı Başkanı: "Başka Bir Örneği Yok"
Sardes Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Cahill, duvarın Anadolu'daki tek örnek olduğunu vurgulayarak, "Bu duvar Lidya Kralı Kroisos ve babası Alyattes döneminde yapıldı. İlk bulduğumuzda ne olduğunu anlamadık çünkü 20 metre genişlik, 12 metre yükseklik korunmuş durumda. Orijinal yüksekliği 15 metreden fazla olabilir. Gordion gibi komşu kentlerdeki surlar 3 ila 8 metre arasında değişirken, 20 metre genişliğinde bir duvarın başka bir örneği yok" dedi.
Prof. Cahill, Asurluların bu duvarın yapımında etkili olduğunu düşündüklerini belirterek, "Asur İmparatorluğu tam bu dönemde yıkıldı. Oradaki insanların nereye kaçtığını düşündüğümüzde Lidya'ya gelerek bu duvarın yapımını öğretmiş olabileceklerini değerlendiriyoruz. Pişmiş tuğla ve kerpiç kullanımı bu dönemde sadece Asur ve Mezopotamya'da görülüyor. Bu teknolojiyi Sardes'te sadece bu bölümde görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Duvarın korunması için geliştirdikleri yöntemi de anlatan Prof. Cahill, "Aynı teknik ve renklerde birebir yeni kerpiçler ürettik. Bu yeni kerpiçlerle duvarın üzerini kaplıyoruz. Orijinal duvar ile yeni katman arasında ince bir koruma bandı kullanıyoruz. İleride istenirse bu kaplama kaldırılarak orijinal duvar korunmuş şekilde tekrar görülebilecek" diye konuştu.