Çeşme’nin Germiyan Mahallesi’nde gerçekleştirdiği duvar boyama çalışmalarıyla bölgenin çehresini değiştiren Nuran Erden, sanatsal üretimlerine nostaljik bir dokunuş ekledi. Erden, yıllarca hayvanların barındığı bir damın girişinde kullanılan, ancak zamanla işlevini yitiren eski bir kapıyı, fırçasıyla yeniden yorumlayarak bir sanat eserine dönüştürdü.
Geçmişin izlerini taşıyan objelere olan ilgisiyle bilinen Erden, bu kapının kendisi için sadece bir eşya değil, köy yaşamının zorluklarına ve insanların geleceğe dair beslediği umutlara tanıklık eden bir sembol olduğunu vurguladı. Kapının ardında bir zamanlar beslenen hayvanların, o dönemki ailelerin geçim kaynağı ve hayata tutunma çabası olduğunu belirten sanatçı, bu parçanın kendi hafızasında çok özel bir yeri olduğunu ifade etti.

Sanatın sembollerle buluşması
Eski kapının yüzeyine hayat ağacı, servi ve cami gibi kültürel hafızada yer etmiş motifleri işleyen Erden, bu tercihlerin rastgele olmadığını belirtti. Yaşamın sürekliliğini temsil eden hayat ağacı ile ölümü ve geçmişi simgeleyen servi ağacı figürleriyle, kapı üzerinde bir yaşam döngüsü kurguladı. Çalışmalarını sergilerken ziyaretçilerden gelen soruları da yanıtlayan Erden, zaman zaman karşılaştığı şaşırtıcı tepkileri ise esprili bir dille karşılıyor. Bir ziyaretçinin kapıdaki cami figürünü sorgulaması üzerine, "Oraya bir katedral mi çizseydim?" diyerek sanatsal özgürlüğün sınırlarına dair ironik bir göndermede bulunduğunu paylaştı.
Önyargılara karşı sanatın dili
Nuran Erden, Germiyan’daki eserlerini ziyaret eden gruplara hikayelerini anlatırken, toplumdaki bazı önyargıların hala kırılamadığını gözlemlediğini dile getirdi. Bir eğitimciyle yaşadığı "katedral" diyaloğunu örnek gösteren Erden, insanların dış görünüşleri veya yaşam tarzları üzerinden etiketlenmesine karşı duruşunu koruyor. Sanatın birleştirici gücüne inanan Erden, eski bir dam kapısını sanata dönüştürerek, Germiyan’ın kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımayı amaçlıyor. Erden’in dokunuşuyla yeni bir anlam kazanan bu kapı, artık köyün geçmişine dair sessiz bir anlatıcı görevi görüyor.