Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, mesai dışı dijital üretimlerin tamamen yasaklanmasının günümüz şartlarına uygun olmadığını belirterek konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) ilettiği yazıda devlet memurlarının web sitesi içerik üreticiliği, uygulama geliştirme ve YouTube gibi platformlardan kazanç sağlamasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ticaret yasağı maddesine aykırı olduğunu bildirdi. Görüş talebine yanıt veren kurum, kanunun 28. maddesinde yer alan ve memurların tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamayacağını hükme bağlayan ifadeleri hatırlattı.
Yasak yerine düzenleme çağrısı
Kamu görevinin kötüye kullanılmasına ve çıkar çatışmasına izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan ancak mesai dışında yapılan ve kamu görevini aksatmayan dijital çalışmaların engellenmesine karşı çıkan Tuncay Cengiz, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada mevcut yaklaşımı eleştirdi. Cengiz, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kira, gıda, eğitim, ulaşım ve fatura giderleri her geçen gün artıyor. Memurlarımızın içerik üretmesi, yazılım geliştirmesi veya dijital platformlarda gelir elde etmeye çalışmasının temelinde çoğu zaman daha fazla kazanma isteği değil, artan hayat pahalılığı karşısında ayakta kalma mücadelesi var. Biz memurun ikinci bir iş yapmak zorunda kalmasını istemiyoruz. Biz, memurun aldığı maaşla insanca yaşayabilmesini istiyoruz. Ancak memurun gelirini artırmak zorunda kaldığı bir ortamda, kendi emeği ve bilgisiyle gerçekleştirdiği dijital üretimin önüne yeni yasaklar koymak da çözüm değildir.”
Dijital ekonominin gerekleri dikkate alınmalı
Sendika olarak Devlet Memurları Kanunu’nun dijital çağın şartlarına göre yeniden ele alınması gerektiğini savunan Cengiz, vergi yükümlülükleri ile memuriyet mevzuatı arasındaki çelişkilerin de giderilmesi gerektiğine dikkati çekti. Dünya genelinde dijital ekonomiye hızlı bir geçiş yaşandığını belirten DMS Genel Başkanı, bilgi ve dijital üretimin ekonomik değerin önemli unsurları haline geldiğini söyledi.
Tuncay Cengiz, çözüm önerilerini ve uyarılarını şöyle sıraladı:
“Mesai saatleri dışında gerçekleştirilen faaliyetler açık ve net biçimde tanımlanmalı; kamu göreviyle çıkar çatışması oluşturmayan faaliyetlere izin verilmelidir. Kamu kurumlarının, kamu kaynaklarının ve memurun görev alanının kötüye kullanılmasını önleyecek sınırlar açıkça belirlenmelidir. Bunun yanında, dijital platformlardan gelir elde eden memurlar açısından vergi yükümlülükleri ile memuriyet mevzuatı arasındaki çelişkiler de giderilmelidir. Memurların yazılım, eğitim, kültür, sanat, içerik ve diğer dijital üretim faaliyetleri çağın gereklerine uygun şekilde yeniden değerlendirilmelidir. Çünkü dünya dijital ekonomiye doğru hızla ilerliyor. Bilgi, yazılım, içerik ve dijital üretim artık ekonomik değerin önemli unsurları haline geliyor. Türkiye’nin de bu dönüşümün dışında kalması mümkün değildir. Memura ‘üretme’ demek yerine, hangi şartlarda üretebileceğini ve hangi sınırlar içerisinde gelir elde edebileceğini açıkça düzenlemek gerekir. Unutulmamalıdır ki, mesele sadece bir yasak meselesidir. Asıl mesele, memurun neden ek gelir aramak zorunda bırakıldığını sorgulamaktır.”