Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı İmrallı Mahallesi, bu yıl da kış hazırlıklarının en yoğun yaşandığı yerlerden biri oldu. Bölgenin bereketli topraklarında yetişen üzümler, mahalle halkının el birliğiyle şifalı bir lezzete dönüştürülüyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan pekmez yapım geleneği, hem yöresel kültürün korunmasını sağlıyor hem de aile bütçelerine destek oluyor.

İmece usulüyle yürütülen çalışmalar, bağlardan toplanan üzümlerin özenle işlenmesiyle başlıyor. Huriye Cura gibi üreticiler, kendi bağlarından elde ettikleri ürünleri komşularıyla birlikte hazırlamanın mutluluğunu yaşıyor. Ezilen üzümlerden elde edilen şıra, özel pekmez toprağıyla kestirildikten sonra dinlenmeye bırakılıyor. Süzme işleminin ardından büyük kazanlarda odun ateşine alınan şıra, yaklaşık beş saatlik sabırlı bir kaynama sürecinden geçerek o meşhur kıvamına kavuşuyor.

Toprağın ve emeğin lezzeti
Pekmez üretiminde bölgenin toprak yapısının belirleyici olduğunu ifade eden üretici Rıfat Cura, bağlarında on farklı üzüm çeşidi yetiştirdiğini belirtti. Özellikle Çal Karası gibi özel türlerin harmanlanmasıyla elde edilen pekmezin, yoğun kıvamı ve özgün tadıyla büyük beğeni topladığını dile getiren Cura, ürünlerinin kalitesine dikkat çekiyor.
Mahalle sakinlerinden Kezban Keskin ise pekmeze olan ilginin her geçen yıl arttığını vurguluyor. Eylül ve Ekim aylarında hummalı bir çalışmanın yürütüldüğü İmrallı’da, hazırlanan pekmezler daha kazanlardan inmeden gelen yoğun taleplerle tükeniyor. Aileler önce kendi kışlık ihtiyaçlarını karşılarken, artan kısmı ise doğal lezzet arayan tüketicilerle buluşturuyor. İmrallı Mahallesi, bu geleneksel yöntemle hem geçmişin mirasını yaşatıyor hem de sofralara doğal bir şifa kaynağı sunuyor.