Denizli’nin Tavas ilçesinde, deri kokusunun sindiği küçük atölyesinde yarım asrı deviren bir zanaatkarın hikayesi yükseliyor. Henüz ilkokul çağındayken dedesinin yanında çıraklık basamaklarını tırmanmaya başlayan 57 yaşındaki Mehmet Çiyancı, bugün sadece bir ayakkabıcı değil, aynı zamanda Anadolu’nun kadim bir kültürünü omuzlarında taşıyan bir usta olarak tanınıyor.

Yıllarını ahşap kalıplar ve el emeğiyle şekillenen derilerle geçiren Çiyancı, mesleğe duyduğu ilk günkü heyecanı kaybetmeden çalışmalarını sürdürüyor. Dört çocuk babası olan usta, hayatının son 22 yılını ise özel bir alana, yani Yörük kültürünün ayrılmaz parçası olan körüklü çizme üretimine vakfetti.

Geleneksel yöntemlerle geleceğe köprü kuruyor
Efe kıyafetlerinin en belirgin ve estetik unsuru olan körüklü çizmeler, Çiyancı’nın ellerinde yeniden hayat buluyor. Modern dünyanın seri üretim hızına inat, sabır ve titizlikle hazırladığı bu özel tasarımlar, bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki meraklılarına ulaşıyor.
Alın teriyle yoğurduğu mesleğini bir yaşam biçimi haline getiren Mehmet usta, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatını yaşatmanın gururunu yaşıyor. Boyalı elleriyle her bir dikişte geçmişin izlerini bugüne taşıyan Çiyancı, dede mirası olan bu değerli kültürü, gelecek nesillere aktarabilmek için büyük bir özveriyle çalışmaya devam ediyor.