İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli açıklarında gerçekleştirilen NUSRET-2026 Fiili Mayın Harbi Davet Tatbikatı, uluslararası askeri iş birliğinin en dikkat çekici örneklerinden birine sahne oldu. Mayın Filosu Komutanlığı tarafından yönetilen ve 6-16 Ekim tarihleri arasında icra edilen tatbikat, 20 gemi, 5 hava aracı ve çok sayıda insansız sistemin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin Seçkin Gözlemci Günü’nde, 26 farklı ülkeden 89 yabancı personel, Türk Deniz Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetlerini yerinde inceledi.
Tatbikatın saha uygulamaları, TCG Salihreis üzerinden Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Suriye Arap Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed Es-Suud tarafından takip edildi.

Operasyonel yetenekler ve imha gösterileri
Tatbikat senaryosu kapsamında ilk aşamada teknik brifingler verildi. Ardından TCG Karabiga tarafından bırakılan mayınlar, TCG Anamur’un su altı araçlarıyla tespit edildi. Tespit edilen tehdit unsurları, TCG Amasra bünyesindeki uzman mayın harbi dalgıçları tarafından etkisiz hale getirildi. İnsansız hava araçlarının desteğiyle sürüklenen bir mayının daha imha edildiği "Taktik Pençe Harekatı"nın ardından, deniz ve hava unsurları bir geçiş töreniyle tatbikatı noktaladı.

Denizlerdeki tecrübe ve teknolojik dönüşüm
Tatbikat sonrası değerlendirmelerde bulunan Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Türk Deniz Kuvvetleri’nin dünyadaki en tecrübeli güçlerden biri olduğunu belirtti. Karadeniz’deki mevcut risklere dikkat çeken Tatlıoğlu, "Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte denizlerimize sürüklenen mayınları, başıboş kalan insansız deniz ve hava araçlarını tespit edip imha etme konusunda eşsiz bir deneyim kazandık" ifadelerini kullandı.
Geleceğin deniz harbi vizyonuna da değinen Tatlıoğlu, insansız sistemlerin önemine vurgu yaptı: "Hürmüz ve Babülmendep gibi kritik geçiş noktalarındaki mayın tehditleri, küresel ticareti doğrudan etkiliyor. Bu noktada, personel riskini minimize eden ve otonom sistemlerle desteklenen yeni nesil mayın avlama konseptimiz, deniz güvenliğinin geleceğini şekillendiriyor. Türk Deniz Kuvvetleri, hem yerli insansız sistemlerin üretimi hem de bu teknolojilerin sahada kullanımıyla dünya genelinde öncü bir konumdadır."