İzmir’de inşaat sektörünün yaşadığı bürokratik engeller, üreticileri ve yatırımcıları zor durumda bırakmaya devam ediyor. İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kahraman, sektörün karşı karşıya kaldığı yapı ruhsatı ve iskan süreçlerindeki aksamaların artık sürdürülemez bir boyuta ulaştığını ifade etti. Kahraman, özellikle bazı ilçelerde ruhsat onaylarının bir yılı bulması ve basit tadilat işlemlerinin dahi aylarca sonuçlanmaması nedeniyle projelerin sekteye uğradığını vurguladı.
Denetim değil, süreç yönetimi sorunu
Kahraman, sektör temsilcilerinin denetim mekanizmalarına karşı olmadığını ancak "denetim" adı altında işlemlerin gereksiz yere uzatılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. İnşaat firmalarının mevzuata uygunluk konusunda hassas olduğunu hatırlatan Kahraman, "Bizim itirazımız, yapı güvenliğini esas alan denetimlere değil; evrakların kurumlar arasında kaybolduğu, yatırımcının ne zaman sonuç alacağını kestiremediği hantal işleyişedir" dedi.
Finansal yük ağırlaşıyor
Sektördeki maliyet artışlarının yanı sıra hakediş onaylarındaki gecikmelerin firmaların nakit akışını bozduğuna dikkat çeken Kahraman, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sahada üretim yapan müteahhitlerimiz, tamamladıkları işlerin karşılığını almakta zorlanıyor. Hakedişlerin zamanında onaylanmaması, firmalarımızın finansman yükünü ağırlaştırıyor ve yeni yatırımların önünü kesiyor. İstihdamı doğrudan etkileyen bu durum, sektörün genel motivasyonunu da aşağı çekiyor."
Çözüm için somut adımlar şart
İzmir’in ekonomik potansiyelini korumak adına bürokrasinin hızlandırılması gerektiğini savunan Kahraman, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
Ruhsat başvurularında net ve ölçülebilir süreler tanımlanmalı.
Tadilat süreçleri sadeleştirilerek gereksiz onay mekanizmaları kaldırılmalı.
Yapı kullanma izin belgeleri, yasal süreler içerisinde düzenlenmeli.
Hakediş değerlendirmeleri için belirli bir takvim oluşturulmalı.
Dijital takip sistemi şeffaf hale getirilerek sürecin hangi aşamada olduğu izlenebilmeli.
İsmail Kahraman, açıklamasını "İzmir’in kaybedecek vakti yok. Biz ayrıcalık değil, işleyen ve üretime engel olmayan bir sistem talep ediyoruz. Kurumlarımızın tecrübesi ile sektörümüzün sahadaki bilgisini birleştirerek bu tıkanıklığı aşabiliriz" sözleriyle noktaladı.