Ege Politik Ekonomi Demirci’nin 138 yıllık şifa deposunda sezon açıldı: Figani Efendi eriği sofralara taşınıyor

Demirci’nin 138 yıllık şifa deposunda sezon açıldı: Figani Efendi eriği sofralara taşınıyor

Manisa’nın Demirci ilçesinde 19. yüzyıldan beri üretilen ve bu yıl coğrafi işaretle tescillenen Figani Efendi eriğinde hasat dönemi başladı. Zirai ilaçsız yetiştirilen ve hem taze hem de kuru tüketilen ürün, bölge ekonomisine güç katıyor.

Demirci’nin 138 yıllık şifa deposunda sezon açıldı: Figani Efendi eriği sofralara taşınıyor

Manisa’nın Demirci ilçesi, kökleri 1886 yılına kadar uzanan tarımsal bir hazineyi yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Mora Yarımadası’ndan gelen tek bir fideyle başlayan ve günümüzde 12 bin ağaçlık bir kapasiteye ulaşan Figani Efendi eriği, bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri haline geldi. 2024 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenerek kalitesi resmiyet kazanan bu özel ürün, ağustos ayının sonundan eylül sonuna kadar süren hummalı bir çalışma ile toplanıyor.

Demirci’nin 138 yıllık şifa deposunda sezon açıldı: Figani Efendi eriği sofralara taşınıyor

Doğallığıyla öne çıkan üretim süreci

Yıllık yaklaşık 200 tonluk rekolteye sahip olan Figani Efendi eriği, hiçbir kimyasal ilaç kullanılmadan tamamen doğal yöntemlerle yetiştiriliyor. Üreticiler, hasat ettikleri ürünleri iki farklı şekilde değerlendiriyor. Bir kısmı doğrudan taze meyve olarak pazara sunulurken, geri kalan bölümü ise güneş altında kurutularak yıl boyu tüketilebilecek çerezlik bir lezzete dönüştürülüyor.

Demirci’nin 138 yıllık şifa deposunda sezon açıldı: Figani Efendi eriği sofralara taşınıyor

Toprağın ve iklimin eşsiz uyumu

55 yıldır çiftçilikle uğraşan Ramazan Akın, bu eriğin Demirci’nin toprak yapısıyla bütünleştiğini vurguluyor. Akın, başka bölgelere fidan göndererek denemeler yaptıklarını ancak aynı verimi ve aromayı yakalamanın mümkün olmadığını belirtiyor. Özellikle sindirim sistemi rahatsızlıkları yaşayanların yoğun ilgi gösterdiği bu şifalı meyve, sadece yerel değil, çevre illerden de ciddi talep görüyor. Ankara, Salihli ve Köprübaşı gibi merkezlere gönderilen ürünler, hem taze hem de kuru haliyle tüketicilerin sofralarında yerini alıyor. Hasat döneminin başlamasıyla birlikte üreticiler, bu asırlık lezzeti koruyarak gelecek nesillere aktarmanın gururunu yaşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız