İzmir'de bir zamanlar kente hayat veren ve flamingolar başta olmak üzere sayısız canlıya ev sahipliği yapan Meles Deltası'nın giderek daralıp eski özelliğini kaybetmesi, siyasetin de gündeminde. Konuyla ilgili bir basın açıklaması düzenleyen AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, sorunun sadece bir çevre meselesi değil, yıllardır çözülemeyen bir yönetim anlayışından kaynaklandığını ifade etti.
Meles Çayı ve çevresindeki mevcut durumun ne İzmir'e ne de İzmirlilere yakışmadığını vurgulayan Başdaş, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Meles’e baktığımızda gördüğümüz manzara; kötü koku, çevre kirliliği, atıklar ve ihmaldir. İzmir’in en önemli giriş güzergâhlarından biri üzerinde bulunan Meles Çayı, artık yalnızca bir çevre kirliliği meselesi olmaktan çıkmıştır. Çevreye yayılan ağır koku, biriken atıklar ve kirli su görüntüsü insan sağlığını tehdit edecek boyuta ulaşmıştır. Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini düşüren bu durum, halk sağlığı açısından da ciddi endişelere neden olmaktadır."
"Turistler Araçlarının Camlarını Kapatmak Zorunda Kalıyor"
Kent vitrini sayılan gökdelenler bölgesinin hemen yanında bulunan Meles’e kanalizasyon atıklarının karıştığını ve çöplerin biriktiğini belirten Başdaş, İzmir’in protokol güzergâhından geçen vatandaşların, turistlerin ve misafirlerin kötü koku nedeniyle araç camlarını kapatmak zorunda kaldığını söyledi.
Yaklaşık 30 yıldır kenti yöneten Cumhuriyet Halk Partisi'ne yüklenen Başdaş, kirliliğin her geçen gün daha da arttığına dikkat çekerek eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Aradan geçen bunca zamana rağmen Meles’in kaderi değişmemiştir. Sorun büyümüş, kirlilik artmış, kötü koku kronik hale gelmiş ve Meles İzmir’in çözülemeyen sorunlarının sembolü haline gelmiştir. Daha da vahimi, kendi milletvekillerinin açıklamalarında kötü kokuyu gidermek amacıyla çeşitli kimyasallar kullanıldığı yönündeki ifadeler kamuoyuna yansımıştır. Geçmişte Körfez kıyılarında yaşanan toplu balık ölümleri de hafızalardaki yerini korumaktadır. Çevre sorunlarını bilimsel yöntemlerle çözmek yerine geçici uygulamalarla üzerini örtmeye çalışmak, sorunu çözmek değil büyütmektir."

"Meles’i Temizleyemeyenler Körfez’i Temizleyemez"
Açıklamasında Körfez temizliği tartışmalarına da değinen Başdaş, Körfez'e doğrudan akan Meles'te dere ıslahı yapılmadan ve kirlilik kaynakları kurutulmadan Körfez temizliğinden bahsedilemeyeceğini savundu.

Dünya Çevre Günü'ne işaret ederek gerçek çevreciliğin sadece slogan atmakla olamayacağını vurgulayan Başdaş, yönetimi siyasi polemikleri bırakıp çözüm üretmeye davet etti:
"Kendi siyasi ikballeri ve koltuk hesapları uğruna İzmir’in çevresini, doğasını ve insan sağlığını ihmal etmeye kimsenin hakkı yoktur. Kendi beceriksizliklerinizi hükümete laf yetiştirerek örtbas etmeye çalışmaktan vazgeçin. Yıllardır aynı yönetim anlayışıyla İzmir’in sorunlarını çözemediniz. Bugün Meles ortada, Körfez ortada, koku ortada, kirlilik ortadadır. Sürekli bahane üretmek ve sorumluluğu başkalarına yüklemek yerine İzmir’in gerçek sorunlarına odaklanın."
Büyükşehir ve Konak Belediyesi'ne Açık Çağrı
İzmirlilerin artık mazeret, polemik veya açıklama değil; doğrudan hizmet ve sonuç görmek istediğinin altını çizen Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi’ne kalıcı adımlar atılması yönünde çağrıda bulundu:
"Meles Çayı için günü kurtaran değil, kalıcı ve bilimsel çözümler üretin. Kireç dökerek, geçici uygulamalar yaparak veya açıklamalarla sorunu ertelemek yerine, kirliliğin kaynağını ortadan kaldıracak kalıcı adımlar atın. Bu alanın korunması ve yeniden yaşam bulması için gerekli kararları vakit kaybetmeden alın. Meles Çayı kaderine terk edilemez. İzmir; kötü kokularla, kirlilikle ve çevre sorunlarıyla değil, tarihiyle, kültürüyle, deniziyle ve doğal güzellikleriyle anılmalıdır."

Başdaş, açıklamalarını kamuoyunun ve kenti yönetenlerin dikkatine sunduğu çarpıcı bir soruyla tamamladı: "Meles’i temizleyemeyenler, Körfez’i nasıl temizleyecek? İzmir’in cevap bekleyen sorusu budur."