Türkiye Dağcılık Federasyonu bünyesinde antrenörlük yapan Muğlalı sporcu Nursel Ölmez, kariyerinin en zorlu sınavlarından birini Hakkari’nin Cilo Dağları’nda verdi. Denizli’de yaşayan Ölmez, dağcılık literatüründe riskli rotalarıyla bilinen ve birçok deneyimli ismin çekinerek yaklaştığı 4 bin 123 metre rakımlı Suppa Durek Dağı’nın zirvesine ulaşmayı başardı. Bu tırmanış, yalnızca bir spor başarısı olarak değil, aynı zamanda bölgenin zorlu coğrafyasında kadın azminin zaferi olarak kayıtlara geçti.

Zirve Yolunda Anlamlı Tarih
Ölmez ve beraberindeki ekip, 26 Ağustos sabahı saat 05.00 sıralarında zorlu parkura adım attı. Yaklaşık 5 saat süren kontrollü ve planlı bir tırmanışın ardından saat 10.15’te Suppa Durek’in tepesine ulaşıldı. Zirveye varış anının, Büyük Taarruz’un yıl dönümüne denk gelmesi ise ekibe ayrı bir gurur yaşattı. Bu anlamlı tesadüf, tırmanışın motivasyonunu artırırken, zirvede çekilen görüntüler hem bölgenin görkemli manzarasını hem de ulaşılan noktanın zorluğunu gözler önüne serdi.
Dağın zorlu geçmişine de değinen Nursel Ölmez, Suppa Durek’in Türk dağcılık tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. İlk tırmanışın 1982 yılında Enver Yıldırgan ve Ömer Burhan Tüzel tarafından gerçekleştirildiğini ve zirvede bir defter bırakıldığını aktaran Ölmez, uzun bir aradan sonra bu zirveye 2025 yılında Barış Adıyaman ve Beşir Tertemiz’in çıktığını hatırlattı.

Bir Kaybın Ardından Gelen Kararlılık
Suppa Durek’e tırmanma kararının arkasında ise acı bir hikaye yatıyor. Geçtiğimiz yıl dağcı Yüksel Işık’ın zirve tırmanışının ardından iniş sırasında geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesi, Ölmez üzerinde derin bir etki bıraktı. Bu acı olayın kendisini daha da motive ettiğini belirten Ölmez, "Arkadaşımız Yüksel Işık bu zirveyi birkaç kez denemiş ve sonunda başarmıştı. Ancak dönüşte yaşanan kaza onu bizden aldı. Bu olaydan sonra 'Mutlaka bu dağa gitmeliyiz' dedim ve harekete geçtik" ifadelerini kullandı.
Bu kararlılıkla yola çıkan Ölmez, 2025 yılında zirveye ulaşan Barış Adıyaman ve Beşir Tertemiz ile iletişime geçerek onlardan rehberlik desteği aldı. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından 24 Ağustos’ta Bala Yaylası’nda ilk kamp kuruldu. Ertesi gün Gezre Yaylası’na geçen ekip, 26 Ağustos’ta şafak vakti tırmanışa başladı.
Zirveden İniş de Bir O Kadar Çetindi
Zirve sevinci kısa sürdü; çünkü iniş en az çıkış kadar tehlikeliydi. Saat 11.00’de zirveden ayrılan ekip, zorlu parkurda 4 kez ip açarak kontrollü bir iniş gerçekleştirdi. Yaklaşık 5,5 saat süren bu meşakkatli sürecin ardından ekip, saat 16.30’da Bivak Kampı’na sağ salim ulaştı. Tırmanış ekibinde rehberler Barış Adıyaman ve Beşir Tertemiz’in yanı sıra Bingöl’den Mert Akbulut ve Ankara’dan Gülnur Bağcı da yer aldı.
Beş kişilik ekipte yer alan tek kadın dağcı olarak zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşayan Nursel Ölmez, "Suppa Durek gibi zorlu bir rotada tüm zorluklara rağmen tırmanan kadın dağcı olduğum için çok mutluyum" diyerek duygularını dile getirdi. Bu başarı, hem zorlu bir zirvenin aşılması hem de Büyük Taarruz’un yıl dönümüne ithaf edilmesi nedeniyle dağcılık camiasında geniş yankı uyandırdı.