Ege Politik Sağlık Sessiz ilerleyen kısırlık riski: Varikosel belirti vermeden sağlığı tehdit edebiliyor

Sessiz ilerleyen kısırlık riski: Varikosel belirti vermeden sağlığı tehdit edebiliyor

Erkeklerde sıkça rastlanan ancak çoğu zaman fark edilmeyen varikosel, çocuk sahibi olma sürecini zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, ağrı yapmayan vakaların bile düzenli takibinin hayati önem taşıdığı konusunda uyarıyor.

Sessiz ilerleyen kısırlık riski: Varikosel belirti vermeden sağlığı tehdit edebiliyor

Erkek üreme sağlığını doğrudan etkileyebilen varikosel, testis damarlarındaki genişleme ve varisleşme süreciyle karakterize edilen bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Toplum genelindeki erkeklerin yaklaşık yüzde 20’sinde görülen bu durum, çocuk sahibi olamama şikayetiyle doktora başvuran erkeklerde ise yüzde 40 gibi yüksek bir orana ulaşıyor.

Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Gökhan Ekin, hastalığın genellikle sinsi bir seyir izlediğini vurguluyor. Birçok erkeğin, çocuk sahibi olamama sorunuyla karşılaştığında tanı aldığını belirten Ekin, varikoselin her zaman fiziksel bir şikayete yol açmadığını, bu nedenle erken teşhis için bilinçli olmanın şart olduğunu ifade ediyor.

Sessiz ilerleyen bir damar sorunu

Varikosel, testislerdeki kanı kalbe taşıyan toplardamarların işlevini yitirerek genişlemesi ve kıvrımlı bir yapı almasıyla meydana geliyor. Genellikle sol tarafta gözlemlenen bu durum, anatomik farklılıklar nedeniyle daha sık yaşanıyor. Ergenlik döneminde başlayan ve 20’li yaşlarda belirginleşebilen hastalık, uzun yıllar boyunca hiçbir ağrı veya rahatsızlık hissi vermeden ilerleyebiliyor. Hastalığın en belirgin fiziksel bulgusu ise dışarıdan bakıldığında fark edilebilen solucan benzeri damarsal yapılar olarak tanımlanıyor.

Tedavi kararı kişiye özel verilmeli

Varikoselin erkek infertilitesinin en önemli ve düzeltilebilir nedenlerinden biri olduğunu belirten Dr. Ekin, genişleyen damarların testis içindeki ısı dengesini bozarak sperm kalitesini ve hareketliliğini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Ancak her varikosel vakasının cerrahi müdahale gerektirmediğinin altını çizen Ekin, tedavi sürecine dair şu bilgileri paylaşıyor:

"Tanı konulması, kişinin baba olamayacağı anlamına gelmez. Fizik muayene, sperm analizi ve Doppler ultrasonografi ile detaylı bir değerlendirme yapıyoruz. Tedavi planlanırken sadece damar genişliğine değil; hastanın çocuk sahibi olma isteğine, sperm değerlerine, testis gelişimine ve ağrı düzeyine bakıyoruz. İleri vakalarda testis hacminde küçülme ve testosteron seviyesinde düşüş yaşanabilir. Bu nedenle ameliyat kararı verilmeyen hastaların dahi düzenli olarak üroloji takibinde kalması, sperm sağlığının korunması açısından kritik bir öneme sahiptir."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız