Ege Politik Sağlık Kalp cerrahisinde yeni dönem: Göğüs kemiği açılmadan tedavi mümkün

Kalp cerrahisinde yeni dönem: Göğüs kemiği açılmadan tedavi mümkün

Gelişen teknolojiyle birlikte kalp ameliyatlarında uygulanan kapalı yöntem, hastaların yaşam kalitesini artırırken iyileşme sürecini de önemli ölçüde hızlandırıyor.

Kalp cerrahisinde yeni dönem: Göğüs kemiği açılmadan tedavi mümkün

Tıptaki teknolojik ilerlemeler, kalp ve damar cerrahisinde hastalar için çok daha konforlu seçenekleri beraberinde getiriyor. Özel Denizli Tekden Hastanesi bünyesinde görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem, geleneksel yöntemlere kıyasla hastalara büyük kolaylıklar sağlayan kapalı kalp ameliyatı hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Geleneksel cerrahide kalbe ulaşmak için göğüs kafesinin ortadan ayrılması gerekirken, kapalı yöntemde bu zorunluluk ortadan kalkıyor. Prof. Dr. Erdem, uygulamanın detaylarını şu sözlerle aktardı: "Bu yöntemde göğüs kemiğine dokunmuyoruz. Bunun yerine hastanın sağ veya sol tarafından, kaburga aralıklarından açılan yaklaşık 5-6 santimetrelik küçük bir kesi ile bypass veya kalp kapağı operasyonlarını başarıyla gerçekleştirebiliyoruz."

İyileşme sürecinde büyük avantaj

Kapalı cerrahinin estetik kaygıları minimize ettiğini belirten Prof. Dr. Erdem, özellikle genç hastalar ve kadınlar için bu durumun büyük bir artı olduğunu vurguladı. Küçük kesilerin zamanla neredeyse görünmez hale gelmesi, hastaların psikolojik olarak da süreci daha rahat atlatmasını sağlıyor.

Operasyon sonrası konfor ve enfeksiyon riski

Kapalı yöntemin sunduğu en büyük avantajlardan biri de hastanın ameliyat sonrası hareket kısıtlılığının olmamasıdır. Açık ameliyatlarda göğüs kemiğinin kaynaması için hastaların yaklaşık iki ay boyunca sırt üstü yatması ve ağır hareketlerden kaçınması gerekirken, kapalı yöntemde böyle bir zorunluluk bulunmuyor. Prof. Dr. Erdem, "Hastalarımız ameliyatın hemen ardından yan yatabiliyor ve günlük rutinlerine çok daha hızlı dönebiliyorlar. Ayrıca, göğüs kemiği açılmadığı için enfeksiyon riski de ciddi oranda düşüyor" ifadelerini kullandı.

Daha az kanama ve daha hızlı taburcu

Cerrahi başarı oranının açık ameliyatlarla aynı olduğunu belirten Prof. Dr. Erdem, küçük kesi sayesinde kan kaybının azaldığını ve buna bağlı olarak kan transfüzyonu ihtiyacının da minimuma indiğini belirtti. Hastanede kalış süresini kısaltan bu modern teknik, hastaların sosyal ve iş hayatlarına daha kısa sürede adapte olmalarına olanak tanıyor. Prof. Dr. Erdem, uygun vakalarda bu yöntemin artık standart bir tercih haline geldiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız