29 Eylül Dünya Kalp Günü, kalp ve damar hastalıklarının küresel çapta en yaygın ölüm sebepleri arasında yer aldığı gerçeğini bir kez daha gündeme getirdi. Manisa Şehir Hastanesi’nden Uzm. Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy, bu hastalıklarla mücadelede farkındalığın hayati önem taşıdığını belirterek, önleyici tedbirlerin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Sağlıklı bir yaşam için düzenli takibin şart olduğunu belirten Ersoy, herhangi bir şikayeti olmasa dahi bireylerin tansiyonlarını periyodik olarak ölçtürmeleri gerektiğini söyledi. Ayrıca yılda en az bir kez kan şekeri ve kolesterol değerlerine baktırmanın, olası riskleri erkenden saptamak adına kritik bir adım olduğunu vurguladı.
Hareketli yaşam ve doğru beslenme alışkanlıkları
Kalp sağlığını korumak için egzersizin bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Ersoy, haftada 3-4 gün, 30 ila 45 dakika sürecek tempolu yürüyüşlerin kalp kasını güçlendirdiğini belirtti. Beslenme konusunda ise Akdeniz tipi diyetin benimsenmesini ve tuz tüketiminin sınırlandırılmasını önerdi. Sigaranın damar sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerine dikkat çeken Ersoy, tütün ürünlerini kullananlara bu alışkanlığı bırakmaları çağrısında bulundu.
Genetik yatkınlığı olanlar dikkat
Aile öyküsünde kardiyovasküler hastalık bulunan bireylerin risk grubunda olduğunu hatırlatan uzman hekim, özellikle 45 yaş altı akrabalarında kalp rahatsızlığı görülen kişilerin düzenli kardiyoloji kontrollerini aksatmamaları gerektiğinin altını çizdi.
Acil durum belirtilerini göz ardı etmeyin
Vücudun verdiği sinyallerin doğru okunması gerektiğini belirten Dr. Ersoy, özellikle göğüs bölgesinde hissedilen baskı, yanma, çene veya sırta yayılan ağrılara karşı uyardı. Soğuk terleme ile seyreden ve geçmeyen göğüs ağrılarında vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini söyleyen Ersoy, "Kendinize bir iyilik yapın ve kalbinizi ertelemeyin" diyerek sözlerini noktaladı.