Ege Politik Kültür Sanat Urla’nın derinliklerinde 5 bin yıllık mühendislik dehası: Antik drenaj sistemi gün yüzüne çıktı

Urla’nın derinliklerinde 5 bin yıllık mühendislik dehası: Antik drenaj sistemi gün yüzüne çıktı

İzmir’in Urla ilçesindeki Liman Tepe kazılarında, bölge arkeolojisi için nadir görülen 5 bin yıllık bir su tahliye sistemi bulundu. Uzmanlar, antik kentin sokak dokusunu ve ticaret ağını aydınlatan bu keşfin, dönemin ileri düzey şehir planlamasını kanıtladığını belirtiyor.

Urla’nın derinliklerinde 5 bin yıllık mühendislik dehası: Antik drenaj sistemi gün yüzüne çıktı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla sürdürülen Liman Tepe arkeolojik kazı çalışmaları, bölgenin tarihine ışık tutan yeni bulgularla devam ediyor. Ankara Üniversitesi adına yürütülen ve Türkiye’nin ilk su altı liman kazılarına da ev sahipliği yapan bölgede, bu sezon 5 bin yıllık bir drenaj sistemi ortaya çıkarıldı.

Antik yerleşimin terasları arasına ustalıkla yerleştirilmiş taş kanallardan oluşan bu sistem, yağmur sularını belirli noktalara yönlendirmek amacıyla inşa edilmiş. Kazı Başkanı Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu, Batı Anadolu ve Ege coğrafyasında örneğine az rastlanan bu yapının, antik çağ insanının su yönetimi konusundaki yetkinliğini gözler önüne serdiğini ifade etti.

Urla’nın derinliklerinde 5 bin yıllık mühendislik dehası: Antik drenaj sistemi gün yüzüne çıktı

Atölye-evlerde üretim izleri

Kazı alanında gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 5 bin yıllık "uzun evler", yalnızca birer yaşam alanı değil, aynı zamanda üretim merkezleri olarak dikkat çekiyor. Evlerin giriş kısımlarında zemine sabitlenmiş devasa çömlekler, dönemin depolama alışkanlıklarına dair ipuçları sunuyor. Yapılan incelemeler, bu mekanların bir kısmının madencilik, bir kısmının ise tekstil üretimi için kullanıldığını, yani bir nevi "atölye-ev" işlevi gördüğünü kanıtlıyor.

Urla’nın derinliklerinde 5 bin yıllık mühendislik dehası: Antik drenaj sistemi gün yüzüne çıktı

Ege’nin kadim ticaret rotası

Liman Tepe’nin binlerce yıl boyunca deniz ticaretinin merkez üslerinden biri olduğu, kazılardan elde edilen seramik ve obsidyen buluntularıyla destekleniyor. Kiklad Adaları’ndan gelen seramikler, yerleşimin 4 bin 500 yıl önce bile deniz aşırı bir ticaret ağına sahip olduğunu gösteriyor. Daha da eskiye, 7 bin yıl öncesine uzanan tabakalarda bulunan Melos Adası menşeli obsidyenler ise, bölge halkının denizcilikteki ustalığını ve Ege Denizi’ni bir engel değil, bir köprü olarak kullandığını doğruluyor.

Deniz altında süren titiz çalışma

Karadaki çalışmaların yanı sıra 2000 yılından bu yana devam eden su altı araştırmalarında, limanın mendirek yapısının tarihlenmesine odaklanılıyor. Denizden çıkarılan organik kalıntılar ve seramik parçaları, uzmanlar tarafından yıllar süren bir emekle birleştirilerek bilim dünyasına kazandırılıyor. Prof. Dr. Şahoğlu, bu sürecin nesiller boyu sürecek bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, arkeolojik mirasın korunması ve belgelenmesinin önemine dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 destek programı kapsamında 16 farklı arkeolojik kazıya sağladığı kaynakla bu köklü geçmişin gün ışığına çıkmasına destek vermeye devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız