Lidya Kralligi'nin baskenti olan ve antik cagin en onemli merkezlerinden biri kabul edilen Sardes, tarihin derinliklerinde sakli kalmis siradan bir gunu yeniden canlandiriyor. Manisa'nin Salihli ilcesinde gerceklestirilen arkeolojik calismalar, bugune kadar genellikle krallarin ihtisamli yapilari ve tapinaklariyla taninan antik kentin, halkin gunluk rutinlerine dair bilinmeyenlerini gozler onune serdi.

Tarihi durduran Pers istilasi
Arkeologlarin "zaman kapsulu" olarak nitelendirdigi yeni kesif alani, M.O. 546 yilinda Lidya krali Kroisos ile Pers krali Buyuk Kiros arasinda yasanan savasin izlerini tasiyor. Pers ordusunun zaferiyle sonuclanan bu tarihi kirilma noktasinda, kent sakinleri evlerini aceleyle terk etmek zorunda kaldi. Bu ani kacin ardindan soz konusu bolgeye uzun yuzyillar boyunca baska bir yapi insa edilmemesi, Lidyalilarin ev yasamini, mutfak aliskanliklarini ve kisisel esyalarini bozulmadan gunumuze tasidi.

Mutfak kulturunden gunluk yasama dair ipuclari
Sardes Kazi Baskani Prof. Dr. Nicholas Cahill liderligindeki ekip, kazilarda seramik kaplar, cesitli mutfak gerecleri ve en carpici bulgu olan 2500 yillik ekmek kalintilarina ulasti. Bu eserler, sadece zenginlerin degil, antik cagin siradan insaninin ne yedigine ve evinde nasil bir duzen kurduguna dair essiz veriler sunuyor. Prof. Dr. Cahill, bu kesfin Lidya uygarliginin sosyo-ekonomik yapisini anlamak adina buyuk bir sans oldugunu vurgulayarak, antik kentin Roma'dan bile daha genis bir alana yayilmis olabilecegine dikkat cekti.
Arkeoloji dunyasinda yeni bir pencere
Sardes'in katmanli yapisi icerisinde, Helenistik veya Roma donemlerinin etkisine girmemis bu bozulmamis tabaka, bilim dunyasi icin nadir bulunan bir kaynak teskil ediyor. Uzmanlar, evlerin icerisinde bulunan esyalarin, halkin ani bir sekilde yasam alanlarini terk ettigini kanitladigini belirtiyor. Gelecek donemlerde yapilacak detayli analizlerin, Lidya halkinin sosyal dokusuna dair cok daha kapsamli bilgileri gun isigina cikarmasi hedefleniyor.