Doğa bilimcilerin ve biyologların yüzyıllardır çözmeye çalıştığı yılan balıklarının yaşam döngüsü, yeni bir bilimsel araştırmanın merkezine oturdu. ADÜ Teknokent çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, daha önce kanserle mücadele kapsamında incelediği yılan balıklarının bu kez çevresel uyum ve hücresel direnç mekanizmalarını derinlemesine araştırıyor.

Tarihsel bir muamma: Sargasso'dan Bafa'ya
Yılan balıklarının üreme ve göç süreçleri, Aristoteles'ten Sigmund Freud'a kadar tarihe damga vuran pek çok ismi meşgul etmiş durumda. Ancak bugüne kadar hiçbir bilim insanı, bu canlıların doğal ortamlarında çiftleştiğini veya yumurta bıraktığını görüntüleyemedi. Bafa Gölü'nden yola çıkarak Sargasso Denizi'ne uzanan 7 bin kilometrelik zorlu yolculuk, türün en büyük gizemi olarak kabul ediliyor. Johannes Schmidt'in 18 yıl süren çalışmaları, larvaların Sargasso'da yoğunlaştığını kanıtlasa da, üreme sürecinin detayları hala karanlıkta kalmaya devam ediyor.
Biyolojik dayanıklılık bir model olacak
Karya Farma HBX Ar-Ge Academy Kurucusu Hakan Başlık, yılan balıklarının 7 bin kilometrelik göç sırasında maruz kaldıkları sıcaklık değişimleri, tuzluluk oranları ve çevresel stres faktörlerine karşı gösterdikleri uyumun, bilim dünyası için eşsiz bir model sunduğunu ifade etti. Başlık, bu araştırmayı Ege'nin endemik bitkileri ve kurumun sahip olduğu 18 stratejik patentle birleştirerek, genç araştırmacılara yeni bir vizyon kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Uzmanlar, yılan balıklarının biyolojik savunma sistemini anlamanın, doğanın en karmaşık süreçlerinden birini aydınlatabileceğine inanıyor.