Manisa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü, kentin hafızasını tazeleyen akademik bir etkinlikle taçlandırıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen "Öncesi ve Sonrasıyla Millî Mücadele’de Manisa (1908-1938)" başlıklı sempozyum, üç gün boyunca alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Etkinlikte, şehrin yakın tarihine dair bilinmeyenler ve dönüm noktaları bilimsel bir perspektifle masaya yatırıldı.
Tarihi buluşmaya Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra çok sayıda yerel yönetici, araştırmacı ve akademisyen katılım sağladı. Programın en anlamlı anlarından biri, kurtuluş mücadelesinin sembol isimlerinden Gazi Nazif Bakar’ın anısına, yakınlarına teşekkür belgesi takdim edilmesiyle yaşandı.

30 Yıllık Dönem Detaylıca İncelendi
Sempozyum kapsamında, II. Meşrutiyet’in ilanıyla başlayan süreçten Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanan 30 yıllık kritik dönem, 66 akademisyenin sunduğu 63 ayrı bildiri ile detaylandırıldı. Oturumlarda; işgal yıllarının sosyal yapısı, 1922 Manisa yangınının etkileri, Kuvâ-yı Milliye faaliyetleri ve kentin yeniden yapılanma süreci gibi pek çok başlık derinlemesine tartışıldı.
Başkan Besim Dutlulu, bu çalışmanın sadece bir sempozyumdan ibaret olmadığını belirterek, 2 bin 150 sayfadan oluşan 4 ciltlik eserin gelecek nesillere bırakılacak en kıymetli miraslardan biri olduğunu vurguladı. Dutlulu, "Bu eser, şehrimizin tarihini tüm yönleriyle kayıt altına alıyor. Emeği geçen tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.

Kentin Sosyokültürel Dönüşümü Sergilerle Anlatıldı
Sempozyumun akademik oturumlarında, Vasıf Çınar’ın eğitim çalışmaları, Refik Şevket İnce’nin etkisi, nüfus yapısı, tarımsal mücadeleler ve diplomatik belgelerdeki Manisa gibi çok çeşitli konular ele alındı. Ayrıca, Manisa Kurtuluş Müzesi bünyesinde açılan Müftü Alim Efendi Belgesel Sergisi ve sempozyum sergisi, katılımcılara dönemin ruhunu görsel bir anlatımla sunma imkanı tanıdı. Bu kapsamlı çalışma, Manisa’nın işgalden Cumhuriyet’e uzanan zorlu yolculuğunu bütüncül bir anlayışla belgeleyerek tarihteki yerini aldı.