İzmir’in Menderes ilçesinde yaşayan 60 yaşındaki endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, atıl durumdaki malzemelere sanatsal bir kimlik kazandırıyor. Çocukluk yıllarında annesinin dikiş makinesi başında geçirdiği vakitlerden ilham alan Demirbaş, 2016 yılından bu yana profesyonel olarak yürüttüğü çalışmalarla hurda metal yığınlarını estetik objelere dönüştürüyor.
Sanatçı, çalışmalarında kaynak kullanmak yerine parçaları cıvatalarla birleştirerek "lego" mantığıyla hareket ediyor. Bu teknik sayesinde eserlerin parçaları istenildiği zaman değiştirilebiliyor veya geliştirilebiliyor. Eski dikiş makinelerinden yola çıkarak başladığı bu serüven, bugün otomotiv parçaları, kurmalı saatler ve çeşitli mekanik aksamlarla geniş bir yelpazeye yayılmış durumda.

Sıfır atık ve sürdürülebilir tasarım
Uzun yıllar endüstriyel tasarım alanında patentli projelere imza atan Demirbaş, bu sanatsal yaklaşımının temelinde çevre bilincinin yattığını belirtiyor. Geri dönüşümün malzemeyi eriterek tekrar hammaddeye dönüştürme süreci olduğunu hatırlatan tasarımcı, kendi yaptığı işin "ileri dönüşüm" olduğunu vurguluyor. Demirbaş, "Sürdürülebilir çevre bilinciyle yeniden tasarlamak" mottosuyla, ekonomik ömrünü tamamlamış parçaları, eritmeden birer heykel, abajur veya dekoratif figür haline getirerek ekonomiye ve sanata kazandırıyor.

Müze hayali için destek bekliyor
Eserleri yurt içinde ve yurt dışında birçok sergide sanatseverlerle buluşan Demirbaş, çalışmalarına olan ilgiden oldukça memnun. Amerika ve İngiltere gibi ülkelerden de teklifler aldığını ifade eden tasarımcı, en büyük hedefinin ise tüm bu eserleri tek bir çatı altında toplayacağı bir "İleri Dönüşüm Müzesi" kurmak olduğunu dile getiriyor. Genç nesillere ilham olmayı amaçlayan Demirbaş, uygun bir sponsor veya destekçi bulması halinde bu hayalini gerçeğe dönüştürerek kalıcı bir sergileme alanı oluşturmak istiyor.