Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Aydın’ın kültürel mirasını koruma ve tanıtma misyonuyla sürdürdüğü Çarşamba Söyleşileri’nde bu hafta antik dünyanın en önemli yerleşimlerinden birini ağırladı. Söke sınırları içerisinde yer alan ve 2018 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Priene Antik Kenti, "Mykale Yamaçlarında Bir İon Kenti" başlıklı oturumla detaylı bir şekilde incelendi.
Antik kentin Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Ali Altın’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, Priene’nin neden "Anadolu’nun Pompeisi" olarak anıldığı ve sahip olduğu özgün yapısal özellikler üzerinde duruldu.

Hellenistik mimarinin kusursuz örneği
Dr. Ahmet Ali Altın, sunumunda kentin şehir planlama disiplini açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. M.Ö. 4. yüzyılda Hippodamos’un ızgara plan sisteminin eğimli araziye mükemmel bir uyumla uygulandığını belirten Altın, Priene’nin Roma döneminde büyük bir yapılaşma baskısı görmemesi sayesinde Geç Klasik ve Hellenistik dönem dokusunu günümüze kadar koruyabildiğini ifade etti.
Athena Tapınağı, tiyatro ve yönetim merkezi olan Bouleuterion gibi kamusal alanların, dönemin inanç sistemini ve idari yapısını anlamak için eşsiz veriler sunduğunu vurgulayan Altın, sivil mimari örneklerinin ise antik çağ insanının günlük yaşantısına dair önemli ipuçları taşıdığını belirtti.

UNESCO yolunda güçlü aday
Priene’nin sadece bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesi beklenen en güçlü adaylardan biri olduğunun altı çizildi. Söyleşi sonunda katılımcıların merak ettiği soruları yanıtlayan Dr. Ahmet Ali Altın’a, Priene Antik Kenti Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı Altan tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. EKODOSD, bölgenin tarihi ve doğal değerlerini kamuoyuna tanıtmaya yönelik etkinliklerine devam edeceğini duyurdu.