Kocaeli Darıca’da hizmet veren özel bir hayvanat bahçesinin faaliyetlerini durdurması, yıllardır aynı ortamı paylaşan bakıcı Tuğçe Nur Bostancı ile dört primatın hayatında köklü bir değişime yol açtı. Savannah, Mula, Justine ve Bruno isimli primatların başka bir yere nakledilme süreci, Bostancı için mesleki bir karardan öte, duygusal bir bağlılık sınavına dönüştü. Hayvanların yeni yaşam alanlarına alışma sürecinde yaşadıkları stresi en aza indirmek isteyen genç kadın, onların peşinden İzmir’e gelerek Doğal Yaşam Parkı’nda yeni bir sayfa açtı.

Adaptasyon sürecinde güven faktörü
İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’na getirilen primatlar, çevre değişikliği nedeniyle ilk günlerde tedirginlik yaşadı. Ancak yıllardır bakımını üstlendiği, sesine ve kokusuna aşina oldukları Bostancı’nın yanlarında olması, hayvanların yeni yuvalarına alışma sürecini hızlandırdı. Primatların rutinlerine olan düşkünlüğüne dikkat çeken Bostancı, güven duydukları bir insanın varlığının hayvanlar üzerindeki kaygıyı yok ettiğini belirtti.

Sabah şarkılarıyla gelen mutluluk
Bostancı ve primatların arasındaki ilişkinin en somut göstergesi ise sabah saatlerinde yaşanıyor. İzmir’e geldikleri ilk dönemde sessizliğe bürünen ve çevrelerini gözlemleyen siamang ailesi, artık her sabah kendilerine özgü şarkılarıyla Doğal Yaşam Parkı’nı çınlatıyor. Bu durumu hayvanların yeni yuvalarını benimsemesi olarak yorumlayan Bostancı, primatların mutluluklarını hareketlilikleri ve iletişim biçimleriyle dışa vurduklarını ifade ediyor.
Mesainin ötesinde bir bağ
Bostancı için bu birliktelik, çalışma saatleriyle sınırlı bir görev tanımından çok daha fazlasını ifade ediyor. Hayatını primatların ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren bakıcı, onları birer iş arkadaşı değil, yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Hava durumundan ruh hallerine kadar her detayı yakından takip eden Bostancı, Savannah, Mula, Justine ve Bruno ile kurduğu bu özel iletişimin, aralarındaki sevgi bağını her geçen gün daha da güçlendirdiğini vurguluyor.