Denizli Doğaden Doğa Yürüyüş Kulübü üyeleri, Muğla’nın gizli kalmış doğal ve kültürel zenginliklerini yerinde görmek için şehre çıkarma yaptı. Muğlalı dağcıların rehberliğinde bir araya gelen ekip, Saburhane’nin tarihi atmosferinden başlayarak Değirmendere Kanyonu’na uzanan 13 kilometrelik zorlu ama bir o kadar da keyifli bir parkuru geride bıraktı.
Yürüyüş öncesinde Menteşe Belediyesi tarafından Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde ağırlanan misafirlere, bölgenin meşhur simidi eşliğinde sıcak bir kahvaltı sunuldu.

Doğaya saygılı bir yürüyüş kültürü
Etkinliğin en dikkat çeken yanı ise çevre kirliliğine karşı alınan önlemler oldu. Tek kullanımlık plastik bardakların kullanımını tamamen reddeden doğaseverler, yanlarında getirdikleri porselen, cam, ahşap ve krom kupalarla çay ve kahvelerini yudumladı. Bu uygulama, doğa yürüyüşlerinde çevre farkındalığı oluşturmak adına örnek bir davranış olarak öne çıktı.

Tarihi doku ve antik kent ziyareti
Saburhane’nin dar sokaklarında tarihi yapıları inceleyen ve bölgenin kültürel mirası hakkında bilgi alan grup, ardından doğanın kalbine, Değirmendere Kanyonu’na doğru yol aldı. Yaklaşık 13 kilometrelik yürüyüş, Asar Tepesi’nde yer alan Mabolla Antik Kenti’nin gezilmesiyle taçlandı. Günün sonunda Saburhane’nin geleneksel kahvelerinde yorgunluk atan kulüp üyeleri, Muğla’nın sunduğu bu eşsiz deneyimden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Doğaden Kulüp Başkanı İbrahim Yavuz Keskin, bölgenin potansiyelinden çok etkilendiklerini belirterek, farklı kulüplerle birlikte yeni keşif rotaları için tekrar Muğla’ya geleceklerini belirtti.