Ege Politik Gündem Latmos’un gizli hazinesi: Pürenler hem doğayı hem de kadim arıcılık kültürünü yaşatıyor

Latmos’un gizli hazinesi: Pürenler hem doğayı hem de kadim arıcılık kültürünü yaşatıyor

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Dağları’nda yetişen püren bitkileri, bölgedeki ekolojik dengenin ve binlerce yıllık arıcılık geleneğinin en önemli taşıyıcısı konumunda bulunuyor.

Latmos’un gizli hazinesi: Pürenler hem doğayı hem de kadim arıcılık kültürünü yaşatıyor

Aydın ve Muğla hattında uzanan Latmos Dağları, sadece arkeolojik kalıntılarıyla değil, aynı zamanda bölgenin biyolojik çeşitliliğini ayakta tutan bitki örtüsüyle de dikkat çekiyor. Halk arasında funda veya süpürge çalısı olarak da bilinen püren bitkileri, bölge ekosisteminin sessiz kahramanları olarak öne çıkıyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bu bitkilerin bulunduğu alanların kıraç topraklar olarak görülmemesi gerektiğini, aksine canlı yaşamı için hayati birer merkez olduğunu vurguladı.

reklam
Latmos’un gizli hazinesi: Pürenler hem doğayı hem de kadim arıcılık kültürünü yaşatıyor

Sonbahar aylarında açan pembe ve mor çiçekleriyle Latmos’un fıstık çamı ormanlarını süsleyen pürenler, arıların besin kaynaklarının azaldığı dönemlerde kritik bir nektar ve polen kaynağı sağlıyor. Püren nektarından elde edilen ballar ise koyu renkleri ve yoğun aromalarıyla bölgenin imza ürünlerinden biri haline geliyor.

Latmos’un gizli hazinesi: Pürenler hem doğayı hem de kadim arıcılık kültürünü yaşatıyor

Antik Dönemden Günümüze Uzanan Miras

EKODOSD Bilim Danışmanı Prof. Dr. Ali Çelik, pürenlerin ekolojik değerine dikkat çekerek, bu bitkilerin arı kolonilerinin kış aylarını daha sağlıklı geçirmelerine yardımcı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Çelik, iklim değişikliği ve habitat kaybı gibi tehditlerin, bu hassas dengeyi bozabileceği konusunda uyarılarda bulunarak, biyolojik çeşitliliğin korunmasının şart olduğunu ifade etti.

Latmos’un derinliklerinde, antik dönemlerden kalan kovanlıkların varlığı, bölgedeki arıcılık faaliyetlerinin binlerce yıllık bir geçmişe dayandığını kanıtlıyor. Tarihi kayıtlara göre, Karya bölgesinde üretilen balların Mısır’a kadar gönderildiği biliniyor. Bahattin Sürücü, günümüzde zeytinlikler ve fıstık çamlarıyla birlikte pürenlik alanların da ciddi bir baskı altında olduğunu belirterek, "Bu alanların korunması, sadece bir bitki türünün değil, aynı zamanda yöreye özgü geleneksel üretim biçimlerinin ve yaban hayatının da güvence altına alınması demektir" dedi.

Bütüncül bir koruma stratejisinin şart olduğunu savunan uzmanlar, Latmos’un doğal, arkeolojik ve kültürel değerlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin altını çiziyor. Pürenlerin yok olması, sadece bir bitki örtüsü kaybı değil, aynı zamanda arıcılık ve hayvancılık gibi bölge ekonomisini besleyen geleneklerin de sonu anlamına geliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız