İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Berlin Kentsel Doğa Paktı yıllık toplantısı, küresel çevre politikalarına yön verecek önemli kararlara sahne oluyor. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen buluşmada, yerel yönetim temsilcileri ve uzmanlar, 2030 yılına kadar biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak ve ekosistemleri iyileştirmek için masaya oturdu.
Toplantının açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, iklim değişikliği ile biyolojik çeşitlilik kaybının birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu belirtti. Prof. Dr. Okyay, kentlerin sadece uygulayıcı değil, çözüm süreçlerinin kurucu ortağı olması gerektiğini vurgulayarak, "Doğayı korumadan iklim değişikliğiyle mücadele edemeyiz" mesajını verdi.

Kentlerin geleceği için ortak stratejiler
Toplantı kapsamında Dublin, Veszprém ve Matosinhos belediyeleri resmi olarak Berlin Kentsel Doğa Paktı’na katıldı. Paktın genişlemesiyle birlikte, kentlerin karar alma süreçlerinde biyolojik çeşitliliği merkeze alması hedefleniyor. Berlin Kentsel Doğa Paktı Koordinasyon Ofisi temsilcileri, bu buluşmanın sadece bir fikir alışverişi olmadığını, somut adımların atıldığı bir dayanışma platformuna dönüştüğünü ifade etti.
Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) temsilcileri ise sağlıklı ekosistemlerin kentleri afetlere karşı daha dirençli kıldığına dikkat çekti. Uzmanlar, ağaçlandırma ve doğal alanların korunması gibi çalışmaların, sıcaklık dengelenmesi ve su temizliği gibi kritik konularda şehirler için hayati önem taşıdığını belirtti.

Yerel yönetimlerden "Tek Sağlık" vurgusu
İzmir’in Gediz Deltası gibi doğal zenginliklerine dikkat çeken yetkililer, "Tek Sağlık" anlayışının önemine vurgu yaptı. İnsan, hayvan ve ekosistem sağlığının birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten konuşmacılar, eski sanayi alanlarının doğaya kazandırılmasının kentsel dönüşümde örnek teşkil etmesi gerektiğini savundu.
Toplantı boyunca devam edecek oturumlar, tematik çalışma grupları ve saha gezileriyle, COP17 zirvesine sunulacak ortak bildirinin detayları netleştirilecek. Kentlerin çevre politikalarında daha geniş yetkilere ve doğrudan finansman kaynaklarına erişimi ise gündemin en önemli maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.