Olay gecesi evde çalan bir şarkının, Gül Tut’u kızının bulunduğu odaya çekmek için özellikle seçildiği savcılık değerlendirmesinde yer buldu. Sanatçının düştüğü andan hemen önce kaydedilen sesler ve sonradan değişen tanık ifadeleri, iddianamenin en kritik dayanakları arasında sıralandı.
“Malkata” Havasıyla Odaya Çekme Planı
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi Çınarcık’taki apartman dairesinde bulunan kişilerin Gül Tut’un sevdiği “Malkata” isimli Roman havasını açtığı belirtildi. Müziği duyan sanatçının kızının odasına geçtiği, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut’u çekmek amacıyla planlandığı kanaati paylaşıldı. Sanatçı, oturduğu binanın altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düşerek ağır kafa ve omurga travmaları sonucu hayatını kaybetti.
“Hadi Görüşürüz” Sesi ve Tanıkların Değişen İfadeleri
Dosyaya giren güvenlik kamerası ses kayıtlarına dayanan bilirkişi raporları, düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin “Hadi görüşürüz” dediğini ortaya koydu. Savcılık, bu ifadenin şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğunu ve hemen sonrasında fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde görüş bildirdi. Olay anına tanık olan bir kişinin ise ilk beyanından farklı olarak verdiği ifadede, Gül Tut’un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı aktarıldı.
Savcılık, tanığın sonraki açıklamalarının telefon kayıtlarıyla da desteklendiğinin altını çizdi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter’in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ancak ilk sesten sonra yaklaşık yedi saniye boyunca odadakilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı belirtildi.
Kaza ve İntihar İhtimalleri Elendi
Soruşturma kapsamında olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de derinlemesine araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunamadığı, Gül Tut’un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı duyuruldu. Çok sayıda tanığın sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı, bilirkişilerin de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdiği vurgulandı. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti.
Dijital Delil Karartma ve Yurt Dışı Araştırması
Şüphelinin olay sonrasındaki davranışları da iddianameye yansıdı. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer buldu. Bununla birlikte yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu saptandı. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi.
Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi Mahkemeye Sunuldu
Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.