Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamayla Alihan Kuriş ve grubuna yönelik soruşturmaya ilişkin çarpıcı değerlendirmeler paylaştı. Ünlü, söz konusu operasyonun tasavvuf ehline veya dindarlara yönelik bir müdahale olarak yorumlanamayacağını belirterek devletin suç teşkil ettiği değerlendirilen faaliyetlere yönelik adım attığını savundu. Açıklamasında AK Parti hükümetinin asla Müslümanlara ve tasavvuf ehline zulüm yaparak baskın yapan bir yönetim şeklini benimsemediğini ifade eden Cübbeli Ahmet, FETÖ gibi yapılardan ders çıkaran devletin "FETÖ olma yolunda hızla ilerleyen Alihan Kuriş suç örgütüne" bir operasyon yaptığını öne sürdü.
Cübbeli Ahmet Hoca açıklamasının devamında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin konuyu bizzat açıkladığını hatırlatarak "kendisi Hafız-ı Kur'an olan bu kıymetli bakanımızın Müslümanlara kumpas kuracağı ve İslami yapılara zarar vereceği hayal bile edilemez" ifadelerini kullandı. Olayları birbirine karıştırmak isteyenlerin tasavvuf ehline ve dindarlara operasyon yapıldığı gibi göstermeye çalıştığını ancak milletin bu yalana kanmayacak kadar akıllı ve uyanık olduğunu dile getirdi. AK Parti'ye oy vermedikleri için kendilerine operasyon yapıldığını söyleyenlerin yalancı olduğunu ifade eden Ünlü, bu yapının AK Parti kurulduğundan beri bir kez dahi partiyi desteklemediğini savundu.
Açıklamasında en sert ifadeleri Alihan Kuriş'e yönelten Cübbeli Ahmet, "Dinler arası diyaloga kapı açan FETÖ'cülerle iş tutan ve şu anda görüldüğü üzere bütün FETÖ kanalları tarafından desteklenen Alihan Kuriş'in hak üzere olmadığının en büyük delili zaten FETÖ'cülerin onu methetmesi ve savunmasıdır" dedi. Bu yapılanmanın Alman devleti güdümünde FETÖ ile iltisaklı bir şekilde çalıştığı ve milli değerlere cephe aldığı konusunda daha önce birçok kez uyardıklarını belirten Ünlü, müdahalenin geç kalınmış olmakla beraber "zararın neresinden dönülürse kardır" anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Süleymancılardaki bozulmanın başlangıcı
Cübbeli Ahmet, Süleymancıların FETÖ ile ilişkisinin 2000'li yıllardan itibaren başladığını iddia ederek 2009 yılında FETÖ terör örgütünün sözde TSK yapılanması imamı Hamdullah Öztürk'ün dönemin Süleymancılar reisi Ahmet Arif Deniz Olgun'u Ümraniye'de ziyaret ettiğini ve birlikte hareket etme kararları alındığını öne sürdü. Yapıdaki bozulmanın Süleyman Efendi'nin yetiştirdiği en yakın hocaefendilerin yönetimden ve istişare heyetlerinden uzak tutulmasıyla başladığını savunan Ünlü, ilmi icazet ve tekamül şartları ihlal edilerek sadece "soyundan gelme" vasfıyla hareket edilmeye başlandığını ifade etti. Bu sürecin ardından holdingleşme, dış güçlerle irtibat ve sürekli güç devşirme eğilimlerinin ortaya çıktığını dile getirdi.
Erdal Arıkan Hocaefendi'nin beyanına da yer veren Cübbeli Ahmet, onun "Biz medreselerde Üstad Süleyman Efendi Hazretleri'nin öğrettiği medrese usulü dersleri okutmakla meşgul olduk. Ama başımızdaki yöneticilerin FETÖ'cülerle görüştüğünden hiç haberimiz olmadı" şeklindeki sözlerini aktardı. Ünlü ayrıca Süleymancılarda "damat ve torunlar vakası"nın müşahede edildiğini belirterek dedelerinin yolundan ayrılan, ehliyet ve liyakat sahibi olmayan Alihan Kuriş gibi birinin cemaatin başına geçmesinin ardından örgütün tamamen farklı bir yola saptığını savundu.
İsmailağa Cemaati için kritik uyarı
Cübbeli Ahmet Hoca açıklamasında İsmailağa Cemaati'ne yönelik uyarılarda da bulundu. Mahmud Efendi Hazretleri'nin en yakınında yıllarca hizmet etmiş İbrahim Efendi ve Şura hocaları gibi zatlarla istişarenin terk edildiğini öne süren Ünlü, Abdullah Kılıç gibi birinin genel sekreterliğe getirilmesinin ve istişare heyetine sokularak bürokratlarla görüşmelerde başı çekmesinin İsmailağa Cemaati açısından da aynı sorunun yaşanacağı konusunda büyük bir sinyal verdiğini iddia etti. İşin ehliyet ve liyakatten çıkarılıp oğul, damat, torun ve kayınbirader noktasında şekil aldığı zaman tarihin tekerrür etmesinin kaçınılmaz olacağını dile getirdi.
Açıklamasının son bölümünde Müslümanların artık uyanması gerektiğini vurgulayan Cübbeli Ahmet, kaç senedir bu uyarıları yaptıklarını ancak polis baskınları yemeden ve birileri hapislere atılmadan cemaatlerin meseleyi anlayamadığını söyledi. "Bilgiyi doğru kaynaktan almıyor, akıllarını kiraya vermişler, at gözlüğünü takmışlar" diyen Ünlü, şeffaf olmayan yönetimlere ve topladıkları paraları kuyumcularda buharlaştıran yapılara karşı cemaat mensuplarının daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Ünlü son olarak Allah'ın bu ümmeti ve özellikle tarikat ehlini gaflet uykusundan uyandırması temennisinde bulundu.