İzmir’in dört bir yanındaki mahallelerde yükselen bostanlar, kent yaşamının ortasında adeta birer vaha görevi görüyor. Kadifekale, Meriç, Mustafa Kemal ve Fırat mahallelerinde hayata geçirilen Mahalle Bostanları projesi, kadınların elinde bir üretim ve dayanışma modeline dönüştü. Toprakla kurdukları bağı güçlendiren kadınlar, mevsimlik sebzelerini büyük bir özenle yetiştirerek mutfaklarına taze ve doğal ürünler taşıyor.

Ekonomik yükü hafifleten üretim modeli
Proje kapsamında üretim yapan Kifaye Denel, küçük bir alanda elde edilen verimin şaşırtıcı derecede yüksek olduğunu vurguluyor. Kendi ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek ürünlerini komşularıyla paylaşan Denel, bostanın sadece bir tarım alanı değil, aynı zamanda bir paylaşım noktası olduğunu belirtiyor. Benzer şekilde Filiz Yılmaz da artan gıda fiyatları karşısında bostanın aile bütçesine önemli bir katkı sağladığını ifade ediyor. Yılmaz, toprakla uğraşmanın hem ekonomik bir rahatlama sağladığını hem de şehir stresinden uzaklaşmak için en verimli aktivite haline geldiğini dile getiriyor.

Kurumsal iş birliğiyle sürdürülebilir tarım
Mahalle Bostanları’nın başarısının arkasında ise belediyenin farklı daire başkanlıklarının koordineli çalışması yatıyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ile Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin ortaklaşa yürüttüğü süreçte, kadınlara güvenilir gıda üretimi konusunda destek veriliyor. Sosyolog Elif Gökçen, projenin işleyişine dair yaptığı açıklamada, her üretici kadına bir gönüllünün eşlik ettiğini ve Park ve Bahçeler Dairesi’nin sulama desteğiyle sistemin aksamadan ilerlediğini belirtiyor. Kura yöntemiyle belirlenen parsellerde emek veren kadınlar, yaz hasadıyla birlikte biber ve patlıcan gibi ürünleri sofralarına taşımanın mutluluğunu yaşıyor.