Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinden Aydın, lüks otomobil tutkusunun yanı sıra nostaljik bir ulaşım geleneğine de ev sahipliği yapıyor. Şehir merkezlerinde son model araçlar tercih edilirken, zeytin, incir ve kestane bahçelerinin bulunduğu engebeli dağ köylerinde ise 1970 yılından önce üretilen "Tuzla Cip" olarak bilinen arazi araçları hüküm sürüyor. Çiftçiler için bir ulaşım aracından öte, adeta ailenin bir ferdi olan bu cipler, dayanıklılıkları sayesinde tarım faaliyetlerinin vazgeçilmezi konumunda.

Üç kuşaktır süren ustalık geleneği

Bu araçların Aydın’daki ömrünü uzatan ise sanayideki usta eller. 1974 yılından bu yana cip tamiriyle uğraşan Özince ailesi, üç kuşaktır bu klasik araçları hayata döndürüyor. Necati Özince’den devraldığı mesleği oğluyla birlikte sürdüren Gürbüz Özince, yedek parça bulmanın zorlaştığı günümüzde, 1952 model araçları bile sıfırdan yenileyerek sahiplerine teslim ettiklerini belirtiyor. Usta sayısının azalması nedeniyle randevu sistemiyle çalışan atölyelerde, bu emektar araçlar adeta yeniden doğuyor.
Neden hala tercih ediliyor?
İkinci Dünya Savaşı yıllarında ABD ordusu için tasarlanan ve daha sonra Türkiye’de üretimine geçilen bu cipler, yüksek manevra kabiliyeti ve sağlamlığıyla dikkat çekiyor. Günümüzün modern araçlarının pahalı olması ve zorlu arazi şartlarına karşı aynı dayanıklılığı gösterememesi, çiftçiyi bu klasiklere bağlı kılıyor. Birçoğu miras yoluyla babadan oğula geçen bu araçlar, Aydın’ın sarp yollarında yük taşımaya ve köylünün yükünü hafifletmeye devam ediyor. 75 yıllık bir geçmişe sahip olan bu efsaneler, teknolojinin hızına inat, dağların engebeli yollarında varlıklarını korumayı başarıyor.