Aydın ve Muğla sınırları içerisinde yer alan, tarih öncesi çağlardan günümüze uzanan derin bir kültürel ve doğal mirası bünyesinde barındıran Latmos, yani bilinen adıyla Beşparmak Dağları, acil koruma bekliyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin maruz kaldığı doğa tahribatına dikkat çekerek, alanın milli park ilan edilmesi gerektiğini vurguladı.

Doğa ve tarihin buluşma noktası
Batı Menteşe Dağları'nın bir parçası olan Latmos, sadece görsel güzelliğiyle değil, biyolojik çeşitliliğiyle de dikkat çekiyor. Bölgede yapılan bilimsel envanter çalışmaları, 16 endemik bitki türünün yanı sıra yüzlerce farklı bitki ve hayvan türünün burada yaşam alanı bulduğunu kanıtlıyor. 180 kuş türü, 22 sürüngen ve 20 memeli türüyle bölge, adeta açık hava müzesi ve doğal bir laboratuvar niteliği taşıyor.

Kaya resimlerinde saklı aile tarihi
Latmos'un kültürel değeri ise 1994 yılında Dr. Anneliese Peschlow tarafından ortaya çıkarılan kaya resimlerine dayanıyor. İnsan figürlerinin yanı sıra aile yaşamını ve kadın-erkek ilişkilerini betimleyen bu eserler, dünyada eşine az rastlanan bir kültürel miras olarak kabul ediliyor. Antik taş yollar, Bizans döneminden kalma savunma yapıları ve manastırlar, bölgenin tarihsel derinliğini gözler önüne seriyor.
Milli park statüsü hayati önem taşıyor
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılı sonunda gerçekleştirilen saha incelemelerine değinen Bahattin Sürücü, sürecin artık sonuçlandırılması gerektiğini belirtti. Sürücü, "Latmos'un milli park ilan edilmesi, keyfi bir talep değil, ülkemizin kültürel ve doğal varlıklarını geleceğe taşıyabilmek adına atılması gereken hayati bir adımdır" ifadelerini kullandı. Sürücü, tüm kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını, dünyada benzeri görülmemiş bir tahribatla karşı karşıya olan bu eşsiz coğrafyayı korumak için iş birliğine çağırdı.