İzmir’in Torbalı ilçesinde tarımsal üretimin en hareketli dönemlerinden biri yaşanıyor. Bölgenin simgesi haline gelen ve coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınan Arslanlar biberinde hasat mesaisi başladı. Nisan ayında toprakla buluşan fideler, Haziran ayı itibarıyla üreticinin yüzünü güldüren mahsullere dönüştü. Yaklaşık 500 dönümlük alanda yürütülen üretim faaliyetleri, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yoğun bir tempoyla devam ediyor.
Lezzetiyle sofraların vazgeçilmezi olan Arslanlar biberi, tarladan çıkışta 50 TL, tüketiciye ulaşan tezgahlarda ise 80 TL bandında alıcı buluyor.

Acılıkta iddialı bir meydan okuma
Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, ürünün sadece ekonomik değil, kültürel bir değer olduğunu da vurguladı. 130 yıl önce Rumeli'den gelen mübadillerin taşıdığı ve zamanla bölgeyle özdeşleşen bu biberin, mide dostu bir acılığa sahip olduğunu savunan Olgun, Türkiye’nin acı biber denilince akla gelen ilk ismi olan Urfa isotuna meydan okudu. Olgun, "Gelin, şu acılığı bir yarıştıralım. Urfa isotu mu daha acı, yoksa Arslanlar biberi mi?" diyerek Urfalı üreticilere seslendi. Arslanlar biberinin ağızda bıraktığı acının mideyi yormadığını belirten Olgun, ürünün İtalyan sanayiciler tarafından da sos yapımında kullanılmak üzere mercek altına alındığını ifade etti.

Rekolte yüz güldürdü
Bu yıl mevsimsel yağışların verimi olumlu etkilediğini belirten yetkililer, Arslanlar biberinin sadece belirli bir toprak yapısında yetişebildiğini hatırlattı. Subaşı, Çaybaşı ve Pancar Ovası gibi özel bölgelerde yetişen bu biber, kendine has aromasıyla dikkat çekiyor. Üretici Fuat Aslanlar ise kendi tohumlarını kullanarak geleneksel yöntemlerle üretime devam ettiklerini belirterek, 6 dönümlük arazisinde gerçekleştirdiği hasattan memnun olduğunu dile getirdi. Hem iç piyasada sofralık olarak tüketilen hem de kebap ve lahmacun gibi lezzetlerin yanında aranan bir eşlikçi olan Arslanlar biberi, Torbalı ekonomisine önemli bir katkı sağlamaya devam ediyor.