Aydın’ın Nazilli ilçesinde yer alan Yıldıztepe Mahallesi, tarımsal üretimde alışılmışın dışında bir başarı hikayesine ev sahipliği yapıyor. Bölge, doğal hava sirkülasyonu sağlayan özel konumu sayesinde adeta dev bir kurutma tesisini andırıyor. Mahalle sakinlerinin geleneksel yöntemlerle işlediği sebzeler, bugün dünyanın beş kıtasında 15 farklı ülkenin mutfaklarında yer buluyor.

Dört kuşaktır süren gelenek
Yıldıztepe’deki bu ekonomik hareketliliğin kökleri 1958 yılına, Abdullah Gandak’ın pazarda satamadığı patlıcanları değerlendirme arayışına dayanıyor. Dededen toruna aktarılan bu yöntem, bugün Turgay Karaefe öncülüğünde profesyonel bir ihracat modeline dönüştü. Karaefe, bölgeyi "Patlıcan Vadisi" olarak tanımlayarak, Amerika’dan Avustralya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yöresel lezzetleri ulaştırdıklarını belirtiyor.

Doğal hava koridorunun bereketi
Mahallenin bu denli başarılı olmasının arkasında ise coğrafi bir avantaj yatıyor. Yaklaşık 400 metre genişliğinde ve 7 kilometre uzunluğundaki özel hava koridoru, sebzelerin en doğal haliyle, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan kurumasını sağlıyor. Yıldıztepe’de yaklaşık bin evde, 5-6 bin kişilik bir nüfus bu süreçten geçimini sağlıyor. Patlıcandan domatese, biberden kabağa kadar pek çok ürün, mahalle sakinlerinin el emeğiyle işlenerek dünya sofralarına hazırlanıyor.
İşletmede çalışan Sultan Öztürk, sürecin tamamen el emeğine dayalı olduğunu vurgulayarak, "Tarladan gelen ürünleri suda bekletip hazırlıyoruz, ardından mahallenin özel havasında kısa sürede kurutuyoruz. Bu iş, mahallemizdeki binlerce aile için en önemli geçim kaynağı haline geldi" ifadelerini kullanıyor. Yıldıztepe, bugün sadece bir yerleşim yeri değil, Türkiye’nin tarımsal ihracatında önemli bir marka değeri taşıyan bir merkez olarak dikkat çekiyor.