Manisa’nın tarımsal kimliğinde hayati bir öneme sahip olan bağcılık sektörü, düzenlenen kapsamlı bir çalıştayla masaya yatırıldı. Bağ Bozumu Şenlikleri çerçevesinde bir araya gelen uzmanlar, çiftçiler ve yerel yönetim temsilcileri, sektörün geleceğini şekillendirecek bir sonuç beyannamesine imza attı. Çalıştayda, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için bilimsel verilerin saha tecrübesiyle harmanlanması gerektiği vurgulandı.

Su yönetimi ve kuraklık tehdidi
Beyannamenin merkezine yerleşen en önemli konu başlığı, iklim değişikliği ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık riski oldu. Uzmanlar, havza bazlı bir su yönetimi modeline geçilmesinin zorunluluk olduğunu belirterek, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve su kayıplarının minimuma indirilmesi için acil eylem planları geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, iklim kaynaklı risklere karşı erken uyarı sistemlerinin kurulması, üreticinin elini güçlendirecek bir adım olarak öne çıkarıldı.

Ekonomik yük ve üreticinin korunması
Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zorladığına dikkat çekilen metinde, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasa dengeleyici rolünü daha etkin bir şekilde kullanması gerektiği belirtildi. Fiyat istikrarının sağlanması ve üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kooperatifleşmenin önemi vurgulanırken, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılmasının ürünün değerinde pazarlanmasına büyük katkı sağlayacağı kaydedildi.
Katma değerli üretim ve genç nesil
Sadece üzüm satışı yerine, bu ürünün işlenerek katma değerli hale getirilmesi (pekmez, sirke, çekirdek yağı vb.) bir diğer stratejik hedef olarak belirlendi. Öte yandan, tarımda genç nüfusun tutulması için teşviklerin artırılması, kadın üreticilerin desteklenmesi ve sosyal güvenlik primlerinin sürdürülebilir bir seviyeye çekilmesi gerektiği ifade edildi. Beyanname, tüm bu önerilerin kağıt üzerinde kalmaması için kurumlar arası bir koordinasyon mekanizması kurulmasını ve sürecin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmasını öngörüyor.