Ege Politik Ekonomi Gökova’nın altın sarısı susamı Japon mutfağının vazgeçilmezi oldu

Gökova’nın altın sarısı susamı Japon mutfağının vazgeçilmezi oldu

Muğla’nın Ula ilçesinde susuz tarım yöntemiyle üretilen Gökova susamı, kendine has aromasıyla hem iç piyasada hem de Japonya’daki suşi restoranlarında yoğun ilgi görüyor.

Gökova’nın altın sarısı susamı Japon mutfağının vazgeçilmezi oldu

Muğla’nın bereketli topraklarına sahip Ula ilçesi, özellikle Akçapınar ve Akyaka mahallelerinde yetişen susam ile tarım dünyasında adından söz ettiriyor. Gökova Körfezi’nin kendine has rüzgarı ve nemli havasıyla beslenen susam bitkisi, hiçbir sulama yöntemi kullanılmadan yetiştirilerek hasat dönemine ulaşıyor. Altın sarısı rengi ve aromatik kokusuyla öne çıkan bu yerel ürün, bölge çiftçisinin en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.

Gökova’nın altın sarısı susamı Japon mutfağının vazgeçilmezi oldu

Geleneksel yöntemlerle üretim süreci

Bölgedeki üreticiler, susamın kalitesini korumak adına modern teknolojiden uzak, tamamen geleneksel yöntemlere bağlı kalıyor. Tarlada olgunlaşan bitkiler, çiftçiler tarafından elle sökülerek istifleniyor. Yaklaşık 21 gün boyunca doğal ortamda kurumaya bırakılan susamlar, daha sonra yine el gücüyle çırpılarak elekten geçiriliyor. Bu meşakkatli süreç, ürünün doğallığını ve özgün aromasını korumasını sağlıyor.

Gökova’nın altın sarısı susamı Japon mutfağının vazgeçilmezi oldu

Uzak Doğu'dan gelen yoğun talep

Gökova susamının en dikkat çekici özelliği ise sınırları aşan ünü. Japonya’daki suşi restoranlarının vazgeçilmez bir malzemesi haline gelen bu ürün, her yıl tüccarlar aracılığıyla Uzak Doğu’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz dönemlerde kilogram fiyatı 4.70 dolar seviyelerinde seyreden susam için 2026 yılı beklentileri de oldukça yüksek. İç pazarda ise toptan 180 TL, perakende olarak ise 200 TL bandında bir fiyatlandırma öngörülüyor.

Hasat döneminde işçi arayışı

Üretimin tamamen doğal ve gübresiz yapılması, tüketicilerin ürüne olan güvenini artırıyor. Ancak bölgedeki üreticiler, hasat döneminde ciddi bir iş gücü sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Özellikle yaz aylarında tarlada çalışacak işçi bulmakta zorlanan çiftçiler, ihtiyaçlarını karşılamak için çevre ilçelerden destek almak zorunda kalıyor. 20 yıldır bu işle uğraşan Adem Akyüz, üretimin her aşamasının el emeği olduğunu vurgulayarak, işçi bulma konusundaki sıkıntıların üretimi zorlaştırdığını belirtiyor. Üretici Nilgün Sarıoğlu ise ürünün deniz havası ve toprağın doğal nemiyle beslendiğini ifade ederek, hem yerli hem de yabancı tüketicilerden gelen yoğun talepten memnun olduklarını dile getiriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız