Türkiye’nin turizm cenneti Çeşme, sadece tatilcilerin değil, tarımsal değeri oldukça yüksek olan damla sakızının da merkezi konumunda. Temmuz ayında ağaçların gövdelerine atılan çiziklerle başlayan süreç, eylül ortasında meyvelerini veriyor. Ağaç diplerine süzülen damlaların tek tek toplanmasıyla başlayan zahmetli yolculuk, aylarca süren temizlik işlemleriyle nihayete eriyor.

Gelecek vadeden üretim hacmi
Cumhuriyet döneminde sayıları binli rakamlara kadar gerileyen sakız ağaçları, son yıllarda gerçekleştirilen yoğun çalışmalarla yeniden hayat buldu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile üreticilerin ortaklaşa yürüttüğü projeler sayesinde, son beş yılda Çeşme topraklarına 50 bin yeni sakız fidanı dikildi. Üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu, bin dönümlük alanda sürdürülen üretimin, yeni ağaçların verime geçmesiyle birlikte 2 ton seviyelerine çıkacağını ve böylece ithalata olan bağımlılığın azalacağını belirtti.

Doğru iklim ve coğrafya kriteri
Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal, damla sakızının kalitesini belirleyen en önemli unsurun bölgenin ekolojik yapısı olduğunu vurguladı. Topal, Çeşme’nin denizden gelen esintisi, güneş ışığı ve toprak yapısının sakızın içindeki enzimleri mükemmel seviyede tuttuğunu ifade etti. Yapılan bilimsel çalışmalarla, ilçenin farklı noktalarındaki üretim verimliliği haritalandırıldı. Çiftlikköy gibi bölgelerin yüzde 80’in üzerinde uygunluk oranıyla öne çıktığı belirtilirken, coğrafi işaretin bu özel ürünün gerçek değerini korumak adına kritik bir marka olduğu vurgulandı. Aralık ayına kadar devam eden temizlik sürecinin ardından piyasaya sunulan damla sakızı, gıdadan ilaca kadar geniş bir yelpazede yüksek talep görüyor.