Bebeklerini kucaklarına alan pek çok kadın, doğumun hemen ardından eski formuna kavuşma telaşına kapılabiliyor. Ancak Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Diyetisyen Mısra Aydın, bu dönemin bir zayıflama yarışı değil, bedenin kendini onarma ve yenileme süreci olduğunu belirtiyor. Aydın, annelerin bu hassas dönemde vücutlarına karşı daha sabırlı olmaları gerektiğinin altını çiziyor.
Doğumun ilk haftalarında vücudun doğal bir değişim içine girdiğini hatırlatan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Plasenta, bebek ve vücutta biriken fazla sıvıların atılmasıyla zaten kendiliğinden bir kilo kaybı yaşanır. Bu süreçte tartıdaki rakamlara odaklanmak yerine, vücudun toparlanmasına fırsat tanımak en sağlıklı yaklaşımdır" ifadelerini kullanıyor.
Doğum şekline göre beslenme rehberi
Beslenme düzeninin oluşturulmasında doğum yönteminin belirleyici bir faktör olduğunu belirten Aydın, normal doğum yapan annelerin hekim onayıyla dengeli beslenmeye başlayabileceğini, ancak sezaryen doğumda yara iyileşmesinin ön planda tutulması gerektiğini vurguluyor. Özellikle sezaryen sonrası dönemde protein ve vitamin ağırlıklı bir beslenmenin, cerrahi iyileşmeyi hızlandırdığını ifade ediyor.
Şok diyetler süt verimini düşürebilir
Emzirme sürecinde annelerin günlük enerji ihtiyacının ciddi oranda arttığına dikkat çeken Uzm. Dyt. Mısra Aydın, bilinçsizce uygulanan düşük kalorili diyetlerin anne sütünü azaltabileceği ve yorgunluğa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Uzmanlar, emzirme düzeni oturduktan sonra, genellikle 3. veya 4. aydan itibaren bir diyetisyen eşliğinde kişiye özel programlara geçilmesini öneriyor. Sağlıklı bir zayıflama hedefinin haftada 500 gram ile 1 kilogram arasında olması gerektiği belirtiliyor.
Sosyal medyadaki kusursuz anne figürlerinin yanıltıcı olabileceğini söyleyen Aydın, her annenin biyolojik sürecinin farklı olduğunu hatırlatarak, "Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine, doktorunuzun bilgisi dahilinde hafif yürüyüşler yaparak ve bedeninizi dinleyerek bu süreci yönetin" tavsiyesinde bulunuyor.