Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı, tıp literatürüne geçecek nitelikte bir başarıya imza attı. Daha önce üç defa açık kalp ameliyatı geçirmiş olan 68 yaşındaki Raziye Çelik, ileri derecede aort kapak darlığı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Hastanın daha önceki operasyonlarında mitral ve triküspit kapaklarına mekanik protez takılmış olması, durumu oldukça riskli bir hale getiriyordu.
Uzman ekip, hastanın genel sağlık durumunu ve geçmiş ameliyatlarını detaylıca inceledikten sonra, geleneksel yöntemler yerine Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu (TAVI) yöntemini uygulamaya karar verdi. Bu girişim, dünyada benzer klinik tabloya sahip sadece iki hastada uygulanmış olması nedeniyle büyük bir önem taşıyor.

Dünyada üçüncü vaka olarak kayıtlara geçti
Operasyonu yöneten Prof. Dr. Mehdi Zoghi, bu girişimin Türkiye'de bir ilk olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Zoghi, "Literatür taramalarımızda, üç kez kapak cerrahisi geçirmiş bir hastanın aort darlığına bu yöntemle müdahale edilmesinin dünya genelinde sadece iki kez yapıldığını gördük. Ekibimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bu işlemle, dünyadaki üçüncü vaka olarak tıp tarihine geçtik" ifadelerini kullandı.

Başarıda kolektif emeğin payı büyük
İşlemi gerçekleştiren Doç. Dr. Emre Demir ve Doç. Dr. Bekir Serhat Yıldız, başarının multidisipliner bir çalışma disipliniyle geldiğini belirtti. Ankara'dan gelen Prof. Dr. Engin Bozkurt’un da rehberlik ettiği operasyon; anestezi uzmanları, hemşireler ve kateter laboratuvarı personelinin uyumlu çalışmasıyla sorunsuz bir şekilde tamamlandı.
Dördüncü ameliyatında sağlığına kavuşan Raziye Çelik ise yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Daha önceki ameliyatlarım nedeniyle yeniden cerrahi müdahale görmem çok riskliydi. Ancak doktorlarımın uyguladığı stent yöntemi sayesinde açık ameliyata gerek kalmadan sağlığıma kavuştum. Şu an nefes alabiliyor olmaktan dolayı çok mutluyum, tüm ekibe minnettarım."
Ege Üniversitesi Kardiyoloji ekibi, bu vaka ile birlikte en riskli hastalarda dahi doğru planlama ve teknolojik imkanlarla TAVI yönteminin güvenli bir tedavi seçeneği olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.