İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka ilçesindeki ana arterler ve kamusal alanlarda son dönemde tartışma konusu olan ilan ve reklam uygulamalarına ilişkin resmi bir açıklama yayımladı. Belediyeden yapılan duyuruda, söz konusu eylemlerin ani veya habersiz bir karar olmadığı, aylardır süren idari sürecin sonucu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda bulunan bulvarlar, caddeler, meydanlar ve diğer kamusal alanlardaki ilan ve reklam uygulamalarına ilişkin yetkinin büyükşehir belediyesine ait olduğu hatırlatıldı. İlçe belediyelerinin kendi yetki ve tasarruflarındaki alanlarda işlem yapabileceği belirtilirken, hiçbir sözleşmenin başka bir idarenin yetki alanında yeni bir kamusal yetki yaratmayacağı ifade edildi.
Süreç şubat ayında başladı ve usulüne uygun yürütüldü
Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının aksine sürecin yeni başlamadığına dikkat çekilen açıklamada, konuya ilişkin inceleme ve resmi yazışmaların Şubat 2026’da başladığı ve Karşıyaka Belediyesinin bilgilendirildiği kaydedildi. Haziran ayında ilçe belediyelerine yeniden bildirim yapıldığı, eylül ayındaki kontrollerde tespit edilen aykırılıklar üzerine gerekli idari işlemlerin uygulandığı belirtildi.
Büyükşehir Belediyesinden yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi:
“Dolayısıyla ortada ‘habersiz’, ‘ani’ ya da ‘keyfî’ biçimde alınmış bir karar yoktur. Aylar boyunca devam eden resmi yazışmalar, bildirimler ve incelemeler sonucunda yerine getirilen bir kamu görevi vardır.”
Açıklamada, kaldırılan unsurların sadece izin alınmamış birkaç pano olmadığı, büyükşehir belediyesinin yetki alanına son aylarda yerleştirilmiş yeni reklam üniteleri olduğu aktarıldı. İlçe belediyesine ait ve ilçe yetki sınırları içerisindeki mecralara ise dokunulmadığı bildirildi.
Reklam panoları yediemin deposunda muhafaza altında
Toplam 20 reklam unsurunun sayım ve teslim tutanakları düzenlenerek Zabıta Dairesi Başkanlığına bağlı Gürçeşme Yerleşkesi içerisindeki yediemin deposunda muhafaza altına alındığı belirtilen açıklamada, unsurların hurdaya dönüştürüldüğü veya parçalandığı yönündeki iddiaların asılsız olduğu vurgulandı. Kaldırılan unsurların fiziki durumlarının, söküm görüntülerinin ve depo teslim kayıtlarının belgelendiği ifade edildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahada görev yapan personelin herhangi bir kişisel tasarrufta bulunmadığını, yalnızca idari kararları yerine getirdiğini belirtti. Kurum, görevini yapan kamu personelini tartışmanın hedefi haline getirmenin doğru olmadığını vurgulayarak, itirazların adresinin kamuoyu polemiği değil yargı olduğunu kaydetti.
Açıklamanın sonunda, İzmir’in kamusal alanlarını koruma ve mevzuatı kentin tamamında eşit biçimde uygulama sorumluluğunun sürdürüleceği ifade edildi.