Anadolu Üniversitesi’nden uzmanlar, özellikle gençler arasında yayılan ’IBAN kiralama’ yönteminin ve yapay zekâ destekli yeni nesil dolandırıcılıkların ağır hapis cezalarına yol açan bir suç ortaklığı olduğu konusunda kritik uyarılarda bulundu.
Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygınlaşan "IBAN kiralama" yöntemi, dolandırıcılık suçlarının önemli bir parçası hâline gelmiş durumda. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya ile Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, son dönemde artış gösteren IBAN kiralama yöntemi ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık faaliyetleri konusunda vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bu yöntemin hem teknik işleyişine hem de doğurabileceği ağır hukuki sonuçlara dikkat çekti.
Dolandırıcılıkta "IBAN kiralama" yöntemi
İnternet bankacılığının yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcıların kimliklerini gizlemek için başkalarına ait banka hesaplarını kullanmaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Hakan Karakehya, bu yöntemin halk arasında "IBAN kiralama" olarak bilindiğini ifade etti. Karakehya, dolandırıcıların paranın izini kaybettirmek amacıyla başkalarına ait hesapları kullanmaya çalıştığını belirterek şu bilgileri verdi:
"Dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler, mağdurlardan elde ettikleri parayı aktarabilecekleri başkalarına ait hesapları temin etmeye çalışıyor. Bunun için de hesap sahiplerine belirli bir ücret teklif ederek hesaplarını kiralıyorlar."
"Savcılıkla ilk karşılaşan kişi hesap sahibi oluyor"
Bu yöntemin özellikle paranın izini sürmeyi zorlaştırmak amacıyla tercih edildiğini vurgulayan Karakehya, soruşturma süreçlerinde ilk olarak hesap sahibinin karşılarına çıktığını söyledi. "Savcılık bir soruşturma başlattığında karşılarına çıkan ilk kişi, hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi oluyor" diyen Karakehya, bu durumun hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Karakehya ayrıca IBAN kullandırmanın; dolandırıcılık suçuna iştirak, müşterek faillik ya da suça yardım etme kapsamında değerlendirilebildiğine dikkat çekti.
"Haberim yoktu" savunması çoğu zaman geçerli olmuyor
Hesaplarını kullandıran kişilerin çoğu zaman suç işlemediklerini düşündüklerini belirten Karakehya, bu durumun önemli bir yanılgı olduğunu söyledi. "Birçok kişi ‘Ben kimseyi kandırmıyorum, parayı ben almıyorum, sadece hesabım kullanılıyor’ diye düşünüyor. Ancak ceza hukuku açısından durum böyle değerlendirilmiyor" diyen Karakehya, kişinin hesabının bu tür bir eylemde kullanılabileceğini öngörmesine rağmen riski kabullenmesinin "olası kast" kapsamında değerlendirilebildiğini ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ifade etti.
Dolandırıcılıkta yeni dönem: Yapay zekâ
Yapay zekâ teknolojilerinin dolandırıcılık yöntemlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başladığını belirten Çelik, deepfake teknolojisinin özellikle yeni riskler doğurduğunu söyledi. "Kısa bir ses kaydından bir kişinin sesini taklit etmek ya da görüntülü görüşmelerde yüz değiştirme teknolojileriyle başka biriymiş gibi davranmak artık mümkün. Bunlar saldırı tarafında kullanılan yeni yöntemler" diyen Çelik, aynı teknolojilerin bankacılık sistemlerinde şüpheli işlemleri tespit etmek amacıyla savunma tarafında da kullanıldığını ifade etti.
Dijital güvenlik eğitimi müfredata girmeli
Dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Çelik, bu konunun eğitim sisteminde daha fazla yer alması gerektiğini söyledi. Çelik son olarak "Dijital ortamda karşılaşılabilecek risklerin eğitim müfredatına ders olarak girmesi önemli. Bunun yanında finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve uygulamalı atölyelerle desteklenmesi gençlerin bu tür tuzaklara karşı daha bilinçli olmasını sağlayacak" dedi.
IHA
Yorumlar
Kalan Karakter: