CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, gündemi sarsan iddialara ilişkin TBMM'de önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'da siyasi tansiyon tırmanırken, İZBAN aktarma kuyruğunda haberi telefonundan okuyan binlerce İzmirliyi de yakından ilgilendiren bu gelişmeler, siyasetin koridorlarındaki gerilimi gözler önüne serdi.
İlk olarak bir YouTube yayınında ortaya atılan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Göle Belediye Başkanı'nın eşiyle yaptığı iddia edilen WhatsApp yazışmalarının tamamen yalan olduğunu belgeleriyle ortaya koyan Günaydın, asıl çarpıcı hamlenin Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım dosyasıyla ilgili olduğunu duyurdu.
"Böyle bir yazışma hiç olmamış"
Günaydın, partisinden istifa eden Ardahan Göle Belediye Başkanı'nın eşi ile Özgür Özel arasında geçtiği iddia edilen ve Genel Başkan'ın "senin kocan erkek değil" dediği öne sürülen yazışmanın sahte olduğunu belirtti. Gerçek mesajlaşmayı paylaşan Günaydın, belediye başkanının eşinin Özel'den randevu talep ettiğini, Genel Başkan'ın da kendisini nezaketle arayıp görüştüğünü aktardı.
İddialar üzerine Özel'in belediye başkanının eşine, "Allah'tan korkun. Siz bana yukarıdaki mesajı attınız. Ben de nezaketle sizi aradım. Şimdi size eşiniz hakkında çirkin bir mesaj attığım gibi bir yalan okuyorum gazetelerde. Allah için söyleyin ben bunu hak edecek ne yaptım size?" şeklinde bir mesaj gönderdiğini ifade etti.
Günaydın, bu mesaja karşılık belediye başkanının eşinin, "Dün eşim Levent Gültekin'i aradı. Gerçekten çok çirkin. Böyle bir şey olmadığı, haberin çok çirkin bir iftira olduğunu söyledi. Levent Bey de özür dilemiş. Bugün düzelteceğini söylemiş. İnanın ben de üzgünüm" yanıtını verdiğini söyledi. Günaydın, "Görülüyor ki böyle bir yazışma hiç olmamış" diyerek konuyu kapattı.
Özel ile Yalım arasındaki yazışmalar talep edildi
Gündemin diğer sıcak başlığı olan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın etkin pişmanlık ifadesiyle ilgili iddialara da değinen Günaydın, CHP'nin hukuki bir adım attığını açıkladı. Günaydın, "Sayın Özgür Özel ile Özkan Yalım arasında yapılan tüm WhatsApp yazışmalarının, içeriğindeki fotoğraf ve görsellerde dahil olmak üzere geri çağrılması ve dosyaya kazandırılması talep edilmiştir" dedi.
Bu talebin gerekçesini, mevcut mesajlardaki bazı fotoğrafların silinerek veya ilgisiz fotoğraflar eklenerek farklı bir algı yaratılma çabası olarak açıklayan Günaydın, "Söz edilen yazışmada akçalı bir konu kesinlikle yoktur" diyerek net bir çizgi çizdi. Günaydın, yazışmalar dosyaya kazandırıldığında bu gerçeğin görüleceğini ve haberi yapanların "alçaklıklarıyla baş başa kalacaklarını" belirtti.
"Soruşturmanın gizliliği bakanlık eli ile ihlal edildi"
Açıklamalarının en sert bölümünü ise soruşturma dosyasının sızdırılması iddiasına ayıran Günaydın, sanık avukatının dahi erişemediği gizli bir ifadenin Adalet Bakanlığı basın müşaviri tarafından basına servis edildiğini öne sürdü. Günaydın, "Soruşturma dosyasına sanığın avukatı erişemiyor. Sanığın avukatına kapalı olan ifade nasıl oluyor da Adalet Bakanlığı basın müşavirine atılabiliyor?" diye sordu.
Bu kişinin Adalet Bakanlığı Basın Müşaviri Yakup Halit Bulut olduğunu iddia eden Günaydın, bu kişinin ifadeyi almakla kalmayıp, üzerine eklemeler ve çıkarmalar yaparak servis ettiğini belirtti. Günaydın, "Soruşturmanın gizliliği Adalet Bakanlığı eli ile ihlal edilmiş oluyor" dedi. Bu durumun Yakup Halit Bulut'un kişisel bir eylemi mi yoksa "Adalet Bakanlığı'na çöreklenmiş bir yapının sistemli bir faaliyeti" mi olduğunu soran Günaydın, ifşaatın ardından ilgili WhatsApp grubunun kapatıldığını belirterek, bunun bir "suç üstü" hali olduğunu savundu.
Günaydın, bu durumun bir hukuk devletinde, ilgili kamu görevlisinin görevine son verilip hakkında soruşturma açılmasını gerektirdiğini vurguladı.