Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi, kalp ve damar hastaları için yeni riskleri beraberinde getiriyor. Acıbadem Kent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Kılıçaslan, soğuk havaların vücut üzerindeki fizyolojik etkilerinin kalp sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı.
Soğuk havalarda vücudun hayati organları korumak adına çevresel damarları daralttığını belirten Prof. Dr. Kılıçaslan, bu durumun tansiyonu yükselttiğini ve kalbin kan pompalamak için çok daha fazla efor sarf etmesine neden olduğunu ifade etti. Özellikle mevcut damar tıkanıklığı veya kalp rahatsızlığı olan bireylerde bu ekstra iş yükünün kalp krizi riskini tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Enfeksiyonlar kalp için gizli tehlike
Kış aylarında sadece soğuk hava değil, grip, zatürre ve COVID-19 gibi solunum yolu enfeksiyonlarının da kalp üzerinde ağır bir yük oluşturduğuna değinen Prof. Dr. Kılıçaslan, bu hastalıkların kalp hastalarında vücudu iltihabi bir sürece soktuğunu belirtti. Bu süreçte kanın pıhtılaşmaya daha yatkın hale geldiğini, damar duvarlarındaki plakların çatlama riskinin arttığını ve kalbin hızla yorulduğunu dile getirdi.
Korunmanın yolu aşıdan geçiyor
Kalp sağlığını korumada en etkili yöntemin hastalıklara yakalanmadan önlem almak olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıçaslan, risk grubundaki hastaların aşılarını ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Grip aşısının her yıl yenilenmesinin kalp krizi ve hastane yatışlarını azalttığını, pnömokok (zatürre) aşılarının ise ağır solunum yetmezliklerine karşı koruma sağladığını vurguladı. Ayrıca, güncel COVID-19 dozlarının kalp zarı iltihabı ve pıhtı riskine karşı önemli bir kalkan görevi gördüğünü hatırlatan uzman isim, "Kardiyolojideki asıl başarı, hastayı hastaneye hiç düşürmemektir" diyerek aşıların önemini bir kez daha vurguladı.