Ege Politik Sağlık İlaç bırakma korkusu tedaviyi engelliyor: Antidepresanlar hakkında doğru bilinen yanlışlar

İlaç bırakma korkusu tedaviyi engelliyor: Antidepresanlar hakkında doğru bilinen yanlışlar

Psikiyatrist Yunus Akkeçili, toplumda yaygın olan "antidepresan bağımlılık yapar" düşüncesinin bilimsel bir temelinin olmadığını belirterek, önyargıların iyileşme sürecini baltaladığına dikkat çekti.

İlaç bırakma korkusu tedaviyi engelliyor: Antidepresanlar hakkında doğru bilinen yanlışlar

Günümüzde depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen en yaygın sağlık problemleri arasında yer alıyor. Ancak bu hastalıklarla mücadelede profesyonel destek almayı zorlaştıran en büyük engellerden biri, antidepresan ilaçlara yönelik beslenen önyargılar ve yanlış bilgiler. Acıbadem Kent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Yunus Akkeçili, hastaların tedaviye başlamaktan çekinmesine veya iyileşme sürecini yarıda bırakmasına neden olan bu yanlış inanışlara karşı uyarılarda bulundu.

Bağımlılık endişesi gerçeği yansıtmıyor

Ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artmasıyla birlikte daha fazla kişi yardım arayışına girse de, "İlaçlara alışırım ve bir daha bırakamam" şeklindeki korku, tedavi sürecini ciddi oranda geciktirebiliyor. Uzm. Dr. Akkeçili, antidepresanların bağımlılık yapıcı maddeler olmadığını vurgulayarak, bu ilaçların kişilik yapısını değiştirmediğini veya sürekli doz artırımı gerektirmediğini ifade etti. Tedavi süreci tamamlandığında, hekim gözetiminde ilaçların güvenli bir şekilde azaltılarak bırakılabileceğinin altını çizdi.

Ruhsal hastalıkların kökeni çok boyutlu

Depresyon veya anksiyete gibi durumların tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirten Akkeçili, genetik yatkınlığın yanı sıra çocukluk dönemi travmaları, çevresel faktörler ve stres gibi unsurların da hastalıkların gelişiminde etkili olduğunu belirtti. Bu nedenle her hastanın öyküsünün farklı olduğunu ve tedavi planının kişiye özel olarak kurgulanması gerektiğini vurgulayan uzman, her üzüntü veya kaygı durumunun mutlaka ilaç tedavisi gerektirmediğini de hatırlattı.

Doğru tanı tedavinin ilk adımıdır

Psikiyatrik tedavide temel yaklaşımın önce doğru tanı koymak olduğunu belirten Uzm. Dr. Akkeçili, şunları söyledi: "Her mutsuzluk veya uykusuzluk ilaçla tedavi edilmez. Hastanın günlük yaşamındaki işlevselliği, belirtilerin şiddeti ve süresi değerlendirilerek psikoterapi mi yoksa ilaç tedavisi mi gerektiğine karar verilir. Bazen her iki yöntem birbirini tamamlayıcı şekilde kullanılır."

Bilinçsiz kullanım risk oluşturabilir

Antidepresanların hekim kontrolü dışında kullanılmasının tehlikeli olabileceğine değinen Akkeçili, özellikle bipolar bozukluk gibi bazı durumlarda yanlış ilaç kullanımının klinik tabloyu ağırlaştırabileceği konusunda uyardı. Ayrıca, hastaların kendilerini iyi hissetmeye başlamasının tedavinin bittiği anlamına gelmediğini, ilaç bırakma kararının mutlaka uzman hekimle birlikte alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız