Rönesans ve Barok dönemlerinin opera sahnelerinden saray salonlarına uzanan görkemli müzik geleneği, İzmir’de alışılmadık bir enstrümanla yeniden hayat buluyor. Lavta ailesinin en dikkat çekici üyelerinden biri olan ve devasa gövdesiyle görenleri kendine hayran bırakan teorbo, Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü’nde yankılanmaya başladı.
Türkiye’de icra edilmesi oldukça güç ve nadir olan bu tarihi çalgıyı, Araştırma Görevlisi Duru Yavşan yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Klasik gitar alanındaki akademik birikimini, tarihi icra pratikleriyle harmanlayan Yavşan, yaklaşık dört asırlık bir müzikal mirası modern dinleyiciyle buluşturmayı hedefliyor.

Tarihi icraya akademik dokunuş
Barok dönemde oda müziğinden vokal eserlere kadar geniş bir yelpazede kullanılan teorbo, uzun bas telleri ve sıra dışı tasarımıyla klasik enstrümanlardan ayrılıyor. Türkiye’de bu alanda çalışan çok az sayıda müzisyenden biri olan Duru Yavşan, teorbo ile başlattığı çalışmalarını konserler ve disiplinler arası projelerle genişletmeyi amaçlıyor. Yavşan’ın bu girişimi, üniversite bünyesinde erken dönem müziğine yönelik yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.
Akademik kariyerine Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Gitar Bölümü’nde başlayan ve çalışmalarını Anadolu Üniversitesi’nde sanatta yeterlik seviyesinde sürdüren Yavşan, müzik dünyasına önemli katkılar sunuyor. Daha önce Cemal Reşit Rey’in Gitar ve Orkestra İçin Konçerto’sunu revize ederek repertuvara kazandıran başarılı müzisyen, şimdi ise teorbo ile müzik tarihinin tozlu sayfalarını aralayarak unutulmaya yüz tutmuş tınıları yeniden sahnelerle buluşturuyor.