Denizli’nin bağcılık mirasında özel bir yere sahip olan Çal Karası üzümü, Çal Bağ Yolu öncülüğünde düzenlenen ilk sempozyumda mercek altına alındı. Çal Gençlik Merkezi’nde gerçekleşen ve yoğun ilgi nedeniyle kapıda kuyrukların oluştuğu etkinlik, bölgenin tarımsal ve kültürel değerlerini profesyonel bir platformda buluşturdu. Akademisyenlerden üreticilere kadar geniş bir paydaş grubunu ağırlayan sempozyum, yerel bir değerin nasıl bir bölge markasına dönüşebileceğini gözler önüne serdi.

Tarihten gelen miras ve arkeolojik keşifler
Etkinliğin ilk bölümünde, bölgedeki bağcılık kültürünün binlerce yıl öncesine uzanan izleri arkeolojik verilerle desteklenerek anlatıldı. Aşağıseyit Höyük’te gün yüzüne çıkarılan 3.500 yıllık üzüm çekirdekleri ve henüz kazı süreci başlamamış olan Dionysopolis kenti, Çal’ın tarım tarihindeki stratejik önemini vurguladı. Uzmanlar, bu kadim mirasın korunmasının bölge kimliği için taşıdığı hayati değere dikkat çekti.

Sürdürülebilir bağcılık ve teknik üretim
Sempozyumun ikinci ve üçüncü oturumlarında ise Çal Karası’nın bağdaki durumu ve teknik özellikleri detaylandırıldı. İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine karşı yerel üzümün dayanıklılığı, geleneksel goblet terbiye sisteminin önemi ve klon seleksiyonu gibi modern teknikler ele alındı. Önoloji uzmanları, Çal Karası’nın yüksek asidite ve aromatik esneklik gibi karakteristik özelliklerini sistematik bir yaklaşımla değerlendirerek, üzümün farklı üretim stillerine uygunluğunu teknik verilerle ortaya koydu.
Turizmle güçlenen bölgesel kalkınma
Son oturumda ise Çal Bağ Yolu’nun bölge ekonomisine ve turizmine sağladığı katkılar öne çıkarıldı. Kurulduğu günden bu yana 70 binden fazla ziyaretçiyi bölgeye çeken girişimin, yerel halkın sosyo-ekonomik gelişiminde, özellikle kadın istihdamında yarattığı olumlu etki paylaşıldı. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’ndan Iter Vitis üyeliği ile uluslararası arenada da görünürlük kazanan Çal, gastronomi ve önoturizm rotasında yükselen bir değer olarak konumlandırıldı. Sempozyum, saha gezileri ve yerel lezzetlerin tanıtımıyla sona ererken, Çal Karası’nın gelecekte bilimsel araştırmalarla daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.