Denizli’nin Beyağaç ilçesinde yaşayan Halime Özke, Teke yöresinin simgesi haline gelen sipsi geleneğini yarım asrı aşkın süredir omuzlarında taşıyor. Henüz 7 yaşındayken dağlarda keçi güttüğü sırada aile büyüklerini izleyerek bu küçük üflemeli çalgıya gönül veren Özke, kendi çabasıyla geliştirdiği yeteneğini düğünlerden şenliklere kadar pek çok platformda sergiledi.

Kültürel mirası yaşatma mücadelesi
Geçmiş yıllarda Beyağaç’ta sipsi çalan çok sayıda kişi olduğunu ancak zamanla bu ilginin azaldığını belirten Özke, bölgedeki kültürel değişimin kendisini yalnızlaştırdığını ifade ediyor. Özellikle genç kızların evlilik sonrası aile baskısı veya sosyal kısıtlamalar nedeniyle bu sanatı bırakmak zorunda kaldığını dile getiren usta sanatçı, bölgede sipsi kursu açılması için gösterdiği çabaların da ailelerin ilgisizliği nedeniyle sonuçsuz kaldığını vurguluyor.

Sadece oğluna emanet
Geleneksel ezgilerin geleceği konusunda derin bir endişe taşıyan Halime Özke, sipsi sanatının kendisinden sonraki tek temsilcisinin oğlu olduğunu belirtiyor. Özke, "Benden sonra bu çalgıyı öğrenen kimse kalmadı, sadece oğlum düğünlerde bana eşlik ederken öğrendi. Bu kültürün devam etmesi için birilerinin el atması gerekiyor" diyerek durumun vahametine dikkat çekiyor.
Yaşayan İnsan Hazinesi unvanı
Sipsi icrasındaki ustalığı ve kültürel birikimi, 2017 yılında UNESCO Bilim Kurulu tarafından tescillendi. "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen Özke, bu onuru 2020 yılında Ankara’da düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Televizyon programlarında izlediği ezgilerle keşfedilen ve bugün yöresinin yaşayan bir sembolü haline gelen Özke, bu unvanın sadece kendisine değil, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğe verilmiş bir değer olduğunu ifade ediyor.