Yaşar Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen ve uluslararası bir boyuta ulaşan yaz okulu programı, genç yetenekleri Çanakkale’de bir araya getirdi. Erasmus+ Karma Yoğun Programı kapsamında düzenlenen etkinlikte, İspanya, İtalya, Romanya ve Türkiye’den gelen iç mimarlık ve çevre tasarımı öğrencileri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Troya’nın kültürel dokusunu modern bir perspektifle yorumladı.

Tarihi alanlara zarar vermeyen, doğa dostu ve geçici müdahaleler üzerine odaklanan öğrenciler, "Miras İçin Tasarım" teması altında özgün projeler geliştirdi. Binlerce yıllık antik kentin atmosferini bozmadan, ziyaretçi deneyimini zenginleştirmeyi hedefleyen bu çalışmalar, mimarlık dünyasında da dikkat çekti.

Tarihe dokunmadan iz bırakmak
Genç tasarımcılar, Truva Atı efsanesini sadece bir görsel simge olarak değil, ziyaretçilerin tarihle bağ kurmasını sağlayan interaktif bir deneyim aracı olarak kurguladı. Sökülebilir yapıda tasarlanan projeler, arkeolojik alanın korunmasına büyük önem veriyor.
Öne çıkan çalışmalardan biri olan "HUELLAS", Troya’nın katmanlı yapısını deniz kabuğunun doğal formlarıyla birleştirerek ziyaretçilere eşsiz bir rota sunuyor. Bir diğer dikkat çekici proje "THRESA" ise Truva Atı’nın gizemli doğasından ilham alarak, ahşap ve kumaş dokularla antik taşlara temas etmeden geçmişin izlerini bugüne taşıyor.
Akademisyenler projelerin başarısını değerlendirirken, bu tür uygulamaların tarihi alanların anlaşılmasına büyük katkı sağladığını belirtti. Yaşar Üniversitesi’nden Dr. Ebru Karabağ, farklı kültürlerden gelen gençlerin ortak bir miras üzerinde çalışmasının önemine vurgu yaparken, Dr. Sergio Taddonio ise öğrencilerin geliştirdiği geçici mekânsal müdahalelerin, kültürel mirasın korunması ve tanıtılması konusunda oldukça etkili bir yöntem olduğunu ifade etti.