Ege Politik Gündem Kılıçdaroğlu'ndan cumhurbaşkanı adaylığı açıklaması: Altı lider bir karar aldık

Kılıçdaroğlu'ndan cumhurbaşkanı adaylığı açıklaması: Altı lider bir karar aldık

Kılıçdaroğlu, adayın ne zaman açıklanacağı konusunda 6 muhalefet liderinin yeni bir karar aldığını ve şu aşamada isim telaffuz edilmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'ndan cumhurbaşkanı adaylığı açıklaması: Altı lider bir karar aldık

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının, parlamenter demokrasiye geçiş mutabakat metnine imza atan altı parti liderinin oluşturduğu masa tarafından belirleneceğini, bu yönde ortak bir karar aldıklarını söyledi.

"Henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan adaylığını açıklamadı. Niye bize ısrarla soruluyor" diyen Kılıçdaroğlu, adayın ne zaman açıklanacağı konusunda 6 muhalefet liderinin yeni bir karar aldığını ve şu aşamada isim telaffuz edilmeyeceğini kaydetti.

CHP Genel Merkezi’nde T24’ün sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ya da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın aday gösterilmeleri ya da gösterilmemelerinin bir çatlağa yol açıp açmayacağı konusunda da "Altı liderin ortaklaştığı aday niye çatlak yaratsın?" yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu bir sonraki toplantıyı Demokrat Parti’nin evsahipliğinde, 24 Nisan’da gerçekleştireceklerini belirterek, "Son toplantıda, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişin teknik ve hukuki altyapısı üzerinde çalışacak bir komisyon kurduk. Ayrıca ikinci bir komisyon da seçim güvenliği üzerine olacak. 6 siyasi parti arasında, istişare ile Türkiye’de demokrasiyi inşa etme iradesi var" dedi.

'Bakan bey izin verirse gelir konuşuruz dediler'

"Et ve Süt Kurumu’na görüşme yapmaya gittiniz ama bürokratlar görüşmek istemedi. Daha önce de farklı kurumlara gittiniz. Bu durumun toplumda biraz da 'Kemal beyi muhatap almıyorlar' gibi bir algıya yol açma ihtimali var mı?" sorusuna Kılıçdaroğlu şöyle yanıt verdi:

"Benim TÜİK’e gitmem, randevu istedik ama internet sitelerinde de herkes gelebilir diye yazıyor. Randevusuz da gidilebiliyor oraya. Gidiş nedenimiz, TÜİK enflasyon oranını düşük belirliyor. Aylıklar da düşük belirlenmiş oluyor. Onların hakkını savunmak, dikkat çekmek için gittik. Milli Eğitim Bakanlığı’na gittik. Buraya KPSS sınavına girmiş, dereceye giren, hakları yenen insanlar bize geldiler. Orada da randevu istedik. Bunu dillendirmek gerekiyor. Bunu dillendirecek en etkin yer haksızlığı yapan kurumun önüdür. Genel merkezde açıklasak ne olur? Toplumun bütün dikkati o kuruma yoğunlaşıyor. TÜİK’in önünde de bu yüzden açıklama yaptım, bakanlığın önünde de.

Et ve Süt Kurumu’na ise çocuk hakları için, çocuğun yeterli beslenme hakkı için gittim. Bu evrensel hakkı koruması gereken kurum Et ve Süt Kurumu. Burada da ciddi sorunlar var. Süt geldi 15 liraya. Kıyma 100 liraya dayanacak. Asgari ücretli nasıl geçinecek, çocukları nasıl geçinecek? Bu kurumun genel müdürü KİT Komisyonu’na gider, hesap verir. Biz randevu istedik, 'bakanlıktan izin isteyin, bakan bey izin verirse gelir konuşuruz' dediler. Biz de KİT Komisyonu’ndaki arkadaşlar, genel müdürü kabul etmeyecekler, bakan bey gelsin hesap versin diyecekler. Bunlar devleti bilmiyorlar, ben daha iyi tanıyorum. Onlar talimatla iş yapıyorlar. Burası bir KİT. Ben de SSK Genel Müdürlüğü yaptım. KİT Komisyonu’na gidersin, hesap verirsin. Sen genel müdür değilsin o zaman. Bizim anladığımız anlamda bürokrat değil aslında. Bozulmayı gösteriyor. Bu çalışmaların şöyle bir avantajı var. Bir kurumların ne kadar politik baskıya maruz kaldığını herkesin öğrenmesi. İki bu kurumların görevlerini objektif yerine getirmemeleri. Saraydan aldıkları talimatla iş ve işlem yaptıkları. Rakamların da oradan belirlendiğini. Et ve Süt Kurumu’nda da siyasi otoritenin her türlü baskıyı yaptığını. Yapılan ayrıcalıklar, bu kurumlardan ödenen milyonlar. Kabul etseler ne olacak ki aynı şeyleri soracağım onlar da yapmadık diyecekler. Ben dışarıda zaten bunları söylüyorum."

Mansur Yavaş açıklaması: 'İttifakımıza yönelik bir hamle değil'

Zafer Partisi'nin Cumhurbaşkanlığı’na Mansur Yavaş’ı aday göstermesini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, "İttifakımıza yönelik bir hamle olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki öyle bile olsa, Millet İttifakı sağlam temeller üzerine, demokrasiyi inşa etmek üzere kurulmuş bir ittifaktır. Şunu söylemek isterim, Mansur Bey değerli belediye başkanlarımızdan biridir. 'Cumhurbaşkanlığı Seçimi' denildiğinde akla, aday olarak bir CHP’linin gelmesi, bizi memnun ediyor. Burada kırmızı çizgimiz 6’lı masadır. Adayımıza, Millet İttifakı’nın liderleri karar verecek" şeklinde konuştu.

Macaristan’la tek benzerlik 6 rakamında

Macaristan’da Orban’ın seçim kazanması ve "altı parti" benzerliğine ilişkinse Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Tek benzerlik 6 rakamında... Orada ittifakın yapısı, daha çok sol partilerden oluşuyor. İttifak içindeki liberal eğilimli partinin geçen seçimde aldığı oy yüzde 3 civarındaydı. İttifak içindeki tek milliyetçi – muhafazakar parti (Jobbik) süreç içinde ikiye bölündü ve ayrılanlar yüzde 6’nın üzerinde oy alarak yüzde 5 olan barajı aşıp, Parlamento’ya girdiler. Küçük bir kentin muhafazakâr belediye başkanını aday gösterdiler. Ne ittifakın solcu seçmenlerine hitap edebildi ne de sağcı seçmenlere 'popülist bir liderle yarışabilecek çapta' olduğunu gösterebildi. Ayrıca ekonomik göstergeler de vatandaşların mutsuz olmasına yol açmayacak kadar iyi... Enflasyon yüzde 8,3; işsizlik yüzde 4,5; kişi başına milli gelir ise 18 bin dolar seviyesinde. Bizde milli gelir 8 bin dolar. Enflasyon yüzde 60’ın üzerinde. Ben size sorayım, benzerlik nerede? Böyle bir sonucun ortaya çıkması bizim gençleri daha da umutlandıracak. Çünkü ben gençlere şunu söylüyorum. Bir otoriter yönetimi demokratik yollarla değiştireceksiniz, bu dünya siyasi tarihine geçecek. Bundan hiçbir kuşkum yok."

'Saray hükümeti AK Parti ve MHP tabanlarını hafife alıyor'

 

Ramazan Bayramı sonrasında "Milletin Sesi" mitinglerini sürdüreceklerini de duyuran Kılıçdaroğlu, "Saray Hükümeti AK Parti ve MHP tabanlarını hafife alıyor, onların gerçekleri görmediğini sanıyorlar. Bu yanılgı onları sandıkta çok üzecek" dedi.

'5’li çete tahsildarı Recep Tayyip Erdoğan'

"Milyarlık ihalelerin verildiği, vergilerinin silindiği, garanti adı altında henüz doğmamış çocukların bile borçlu kılındığı bir müteahhit ekibi var; bunların adı ‘5’li çetedir. Bir de onların tahsildarı var, onun adı da Recep Tayyip Erdoğan’dır" söylemini yineleyen CHP Genel Başkanı, "Zaten kökleşmiş sorunları, iktidara geldiğimizde çözeceğiz. Seçim zamanında yapılacaksa bile, artık 1 yıllık bir süre kaldı. Adım adım sandığa giderken, Sarayın provoke edeceği durumlardan kaçınmak gerekir" ifadelerini kullandı.

"Biz altı ayda nefes aldırırız topluma. İki, bürokraside hala son derece nitelikli ve konusunu iyi bilen kişiler var ama bir köşeye atılmış durumdalar. Bunları süratle yetkilendirmek gerekiyor" diyen Kılıçdaroğlu, "Altı ayda taşlar yerine oturur" dedi.

'Faturamızı ödemiyoruz'

"Elektrik faturanızı ödediniz mi, herhangi bir tebligat geldi mi?" sorusunaysa Kılıçdaroğlu, "Elektrik konusunda bir tebligat yok henüz. Ama ödemiyoruz elbette" yanıtını verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız