AK Parti İzmir Milletvekili ve Türkiye-ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu ziyaretinin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Kasapoğlu, Türkiye’nin hem insani krizlerdeki öncü rolüne hem de ABD ile hedeflenen stratejik ekonomik iş birliklerine dikkat çekti.
Küresel vicdanın sesi Gazze
BM kürsüsünün dünyanın gerçeklerle yüzleştiği bir platform olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze konusundaki çıkışının uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdığını ifade etti. Kasapoğlu, "Cumhurbaşkanımızın Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk kabristanı olarak tanımlaması, yaşanan trajedinin boyutlarını en çıplak haliyle gözler önüne serdi. Türkiye, haksızlık karşısında susmayan ve bedel ödemeyi göze alan tek ülke olarak küresel vicdanın temsilcisi olmuştur" dedi. Mevcut küresel sistemin kilitlendiğini belirten Kasapoğlu, "Dünya 5’ten büyüktür" vizyonunun, uluslararası hukukta adaleti sağlamak için bir reçete niteliği taşıdığını kaydetti.
Ticarette 100 milyar dolar hedefi
Diplomatik temasların ekonomik hedeflerle desteklendiğini belirten Kasapoğlu, Türk-Amerikan ilişkilerinin 100. yılına girerken ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedeflerini yineledi. 2026 yılı verilerinin bu hedefe ulaşma konusundaki kararlılığı desteklediğini belirten Kasapoğlu, "Ekonomi yönetimimiz ve diplomasi kurmaylarımız New York’ta kusursuz bir takım oyunu sergiledi. Savunma sanayiinden dijital hizmetlere kadar pek çok alanda doğrudan yatırım fırsatlarını Amerikalı iş dünyasıyla paylaştık" ifadelerini kullandı.
Bağımsız Türkiye vizyonu
Kasapoğlu, Türkiye’nin dış politikasını ideolojik saplantılardan uzak, rasyonel bir devlet aklıyla yürüttüğünü vurgulayarak sözlerini tamamladı: "Türkiye, bir yandan küresel adaletsizliklere karşı en gür sesi çıkarırken, diğer yandan savunma sanayii ve ticari iş birlikleriyle kendi oyununu kuran bağımsız bir aktör haline gelmiştir. İkinci yüzyılımızda, köklü geçmişimizi stratejik ortaklıklarla perçinleyerek dünya denklemindeki yerimizi tartışmasız bir seviyeye taşıyoruz."